GÜNDEMYAZARLAR

YAŞAYAN BİR NUMARALI MÜSLÜMAN OLMAK YA DA “İNSAN” OLMAK…

Müslümanların rol model olacak müntesiplerine ihtiyaç olduğu açık bir hakikattir. Siyaset başta olmak üzere, sanat, spor, eğitim, ekonomi ve hayatın her alanında…

Ülkemizde, babadan oğula evladiyelik miras gibi devam eden “Particilik” kutuplaşması maalesef günümüzde de hala devam ediyor. Düşünce çeşitliliğini ortadan kaldıran ve fikir zenginliğini imha eden bu anlayış çok partili döneme geçilen yıllardan bu yana devam edegelen bir ucube hastalık olsa gerek.

Neyse ki, (z)Kuşağı olarak bahsedilen jenerasyon bu anlayışı hiç takmıyor. Kendilerine has bir algoritmaları var. “Merak eden, sorgulayan ve zor ikna olan” bir mantık anlayışına sahipler.

İtiraf etmeliyim ki; Bu yazıyı kaleme almama sebep sayın Ertuğrul Özkök’ün yazdığı  “Yaşayan bir numaralı Müslüman o olabilir mi?” başlıklı köşe yazısı olmuştur.

Yazısında, Mısır’lı ünlü futbolcu Muhammed Salah’a dikkat çekerek, iyi bir Müslüman rol modeli olabilmenin gerekliliğini ve tanımlamasını yapmış.

Baştan söyleyeyim ki, Ertuğrul beyin yazısında bahsettiği “Müslüman rol modeli” tanımlamasının altına amasız ve fakatsız imzamı atarım. Güzel ve hakkaniyetli tespitlerde bulunmuş, kutlarım.

İlaveten birkaç cümle etmek isterim ki; Sayın Özkök’ün bahsini ettiği ve temelinde “Erdem, insani güzel vasıflar ve adalet” kavramlarına dair özne arayışı yatan bakış açısı sadece “Müslümanları” kaplamasa idi keşke!

Mesela: Asırlardan bu yana Müslüman coğrafyalarını kan ve gözyaşına boğan, tüm zenginliklerini sömürerek yok ettiği Afrika’da insanları açlıktan ölüme mahkum eden Batı medeniyeti için de aynı dilekleri tutsaydı ve empati yapsaydı!

Almanya’ İngiltere’de, Belçika’da ve sair ülkelerde nazi zihniyetli ırkçılar ve islamafobik caniler tarafından kah evleri kundaklanarak yakılıp öldürülen kah yolda yürürken saldırıya uğrayıp katledilen Müslümanlara bu saldırıları yapan çağdaş! batı medeniyetininde güzel rol modellere ihtiyacı olduğunu yazsa idi!

Mesela; ABD’nin Ortadoğu bölgesine “Demokrasi” getirmek iddiasıyla mesnetsiz ve temelsiz gerekçeler uydurarak işgalini ve yüzbinlerce Irak’lı Müslümanı katletmesini, Suriye’de milyonlarca insanın öldürülmesi ve yurtlarından kovulmasının sebebi olan diktatör Esed’in hizmet ettiği batı medeniyetini, ABD , AB ve Rusya’nın temsil ettiği Hristiyan dünyası için de bu temenni ve dileklerini ifade etse idi!

Nefret, hasetlik, ayrıştırma ve ötekileştirme hangi düşünceden gelirse gelsin, her dilde ve her inanç sistematiğinde kötülüğün simgesidir. Buna hiç kimse itiraz edemez. Ne var ki, ülkemizde özellikle sanat camiasında öteden beri ilgili herkesin bildiği “Ötekileştirme” hadisesi malumdur.

Neredeyse bir asırdan bu yana belli mahfillerin tekelinde bulunan “Sinema, tiyatro, müzik”ve benzeri alanlarda başarılı olmanın vazgeçilmez yolu “İslam düşmanı” olmaktan geçiyordu.

Rahmetli Münir Özkul’un bir röportajında bununla ilgili birçok detay var. Gizli gizli Cuma namazlarına gittiğine dair ve benzeri açıklamaları hala arşivlerde vardır. Sayın Özkök bu ayrıştırmacı ve baskıcı zihniyet için de bir rol model sorgulaması yapsaydı keşke…

Sözün özü; İyi Müslüman olmak, insanlara rol model olmak elbette çok önemlidir. Ancak bu arayışı sadece Müslümanlara atfetmek na’kıs bir mantık olur.

Her şeyden önce  “İyi bir insan” olabilmek ve insan ırkı için rol model olmak gerekir. Aksi arayışlar ve bu manada kurulan cümlelere belli bir kesimi özne kılmak, bahsini ettiğiniz o kesimlere olan ön yargınızın dile gelmiş hal’i ve kal’i olur..

Sayın Ertuğrul Özkök Türkiye için önemli bir yazardır. Her yazdığını kabul etmesek ve her duasına amin demesek de usta bir kalem olduğunu bilir ve üstadlığına saygı duyarız.  Kendisinin bir rahatsızlık geçirdiğini yazısını okuyunca gördüm.  Bu vesile ile zat-i Alilerine acil şifalar diler, geçmiş olsun temennilerimi sunarım…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı