EKONOMİGÜNDEMPOLİTİKA

HÜDA PAR Gaziantep İl Başkanı Göçer’den ekmek zammına ilişkin açıklama

HÜDA PAR Gaziantep İl Başkanı Faruk Göçer, kente bugünden itibaren geçerli olan ekmek zammı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Gaziantep’te ekmeğin 6 ayda yüzde 100 oranında zamlandığını belirten Göçer, 6 ay önce bir adedi 1 TL 50 kuruş olan ekmeğin 3 TL olduğunu söyledi.

Temel gıda maddelerindeki zamlara her gün yenisinin eklendiğini belirten Göçer, vatandaşların artık zamlara yetişemediğini ve zamlarla baş edemeğine dikkat çekti.

Un fiyatları başta olmak üzere elektrik, su ve doğal gaz ile diğer girdi maliyetlerindeki önlenemeyen artışların esnafa ve halka zam olarak yansıdığını ifade eden Göçer, hayatın hemen her alanında çok derinden hissedilen ve halkı ciddi anlamda mağdur eden, artık içinden çıkılamayacak bir duruma sevk eden maliyet artışları ile ardı arkası kesilmeyen zamların durdurulması için yetkililere çağrıda bulundu.

Göçer, Türkiye gibi tarımsal üretim potansiyeli çok yüksek ve ihracat pazarlarına yakın olan bir ülkenin tarımdan zenginlik üretmek yerine, kendi ihtiyacını bile karşılayamaz duruma getirilmesinin tarımda ve diğer alanlarda uygulanan yanlış politikaların sonucu olduğunun altını çizdi.

Dış ticaret politikasının gıda fiyatlarının artışında önemli bir etken olduğunu belirten Göçer, ithalata dayalı tarım politikası nedeniyle fiyat artışı gerekçe gösterilerek hemen hemen birçok ürünün ithal edilmesinin yanlış olmakla birlikte çözüm olmadığını ifade etti.

“Emeğinin karşılığını alamayan üretici artık üretim yapmaktan vazgeçiyor”

İthalatın üretimi azalttığını ve üretimin azalmasıyla fiyatların arttığını belirten Göçer, “Türkiye tarım ülkesi olmasına rağmen eğer buğday başta olmak üzere diğer hububat ve bakliyat ile gıda ürünlerinde sıkıntı yaşıyorsak demek ki yanlış olan bir durum var. Bu durumda bellidir. Üretici emeğinin karşılığı almayı bırakın her geçen artan maliyetlerden ve yanlış uygulanan politikalardan dolayı zarar ediyor. Zarar eden ve emeğinin karşılığını alamayan üretici artık üretim yapmaktan vazgeçiyor. Türkiye’nin birçok bölgesinde çiftçi zarar etmesine ve üretimi terk etmesine rağmen geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanı, buğdayda krizin olmadığını ve hasadın başladığını açıkladı. Peki, kriz yoksa ve hasad dönemi başladıysa neden un fiyatları artıyor? Fırıncı esnafı salgın sürecinin başında 50 kilogramlık bir çuval unu 85 liraya alırken, şu anda 50 kilogramlık bir çuval unun fiyatı yaklaşık 500 TL olmuş. Çünkü artan maliyetler ve önlenemeyen zamlar fiyat artışlarına neden oluyor.” dedi.

“İthalata dayalı girdiler fiyat artışlarını tetiklemektedir”

Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artışın diğer ülkelere kıyasla çok daha yüksek olmasının, uygulanan tarım politikalarının başarısızlığını gösterdiğini ifade eden Göçer, “Partimizin haftalık gündem değerlendirmesinde de yer aldığı gibi yüksek seyreden döviz kuru, enerjide yaşanan aşırı artışlar, ithalata dayalı girdiler fiyat artışlarını tetiklemektedir. Önlem olarak maliyetleri düşürme ve çiftçiyi daha fazla destekleme yerine ithalat yoluyla fiyatları dengede tutma politikası, kaynakların başka ülkelerin çiftçilerine akmasına sebep olmaktadır.” şeklinde konuştu.

“Zamların önlenmesi için yetkililer çözüm bulmalıdır”

Ekmeğin temel girdilerinde hissedilir bir yükselişin söz konusu olduğunu ifade eden Göçer, “Un, maya, elektrik, doğal gaz, su ve akaryakıt fiyatları her gün değişmektedir. Un, maya, elektrik, doğal gaz, su ve akaryakıt fiyatlarındaki artış durmadıkça ve engellenmedikçe esnafımız da vatandaşımız da zamlarla karşı karşıya kalacaktır. Girdi maliyetlerindeki fiyat artışları esnafımıza ve vatandaşımıza zam olarak yansımaktadır. Un başta olmak üzere diğer girdi maliyetlerindeki artışın önüne geçilmelidir. Maalesef her gün art arda yapılan zamların bedelini esnafımız ve halkımız ödüyor. Asgari ücretle çalışanlar ve dar gelirliler aldıkları maaş ile çok zor geçiniyor. Zamların önlenmesi için yetkililer çözüm bulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Göçer, A’dan Z’ye tüm ürünlere gelen zamlar karşısında esnafın ve vatandaşların ‘ay sonunu nasıl getireceğim?’  diye kara kara düşündüğünü belirterek, temel besin kaynağı olan ekmeğe yapılan zamların vatandaşların yaşamını daha da zorlaştırdığını vurguladı.

Ekmek konusunda hem üreticinin hem de tüketicinin düşünülmesi gerektiğini belirten Göçer, dünya genelinde ve Türkiye’de yaşanan ekonomik olumsuzluklar karşısında özellikle de ekmek konusunda fırıncı esnafının ayakta kalma gayreti gösterdiğine dikkat çekti.

Artan ekmek fiyatlarının vatandaşları çok zor durumda bıraktığını ve vatandaşların zamlarla artık baş edemeyecek duruma geldiğine dikkat çeken Göçer, esnafa verilecek olan desteklerle ekmeğe zammın önüne geçilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Girdiler üzerindeki vergiler kaldırılmalı”

Ekmeğin ham maddesi olan un başta olmak üzere diğer girdi maliyetlerinde son dönemlerde art arda zam yapılmasının fırıncı esnafını mağdur ettiğini ifade eden Göçer, yapılan zamların önüne geçilmesi için esnafa verilecek desteklerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:

Madem zamların önüne geçilemiyorsa o halde fırıncı esnafına bazı alanlarda destek verilmelidir ve ekmek fiyatı sabit tutulmalıdır. Zamlar engellense bu durum yaşanmayacaktır. Ancak zamların ardı arkası kesilmediği için hem esnaf hem de vatandaş mağdur olmaktadır. Fırıncı esnafının kullandığı elektrik

buy kamagra 100mg

, doğal gaz ve su faturlarında indirim yapılmalıdır. TMO tarafından fırınlara verilen un desteği bu süreçte aralıksız devam etmelidir. TMO tarafından verilecek olan un desteği fabriklar üzerinden değil de direk esnafa verilmelidir. Fırıncı esnafının sigorta primleri devlet tarafından ödenmelidir. Fırıncı esnafı için KDV sıfırlanmalıdır. Girdi fiyatları mutlaka düşürülmeli. Girdiler üzerindeki vergiler kaldırılmalı, destekler artırılmalı. Eğer unda sıkıntı varsa ihracat durdurulmalıdır. Esnafımıza ucuz un ve halkımıza da ucuz ekmek imkanı sağlanmalıdır.”

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı