GÜNDEMPOLİTİKASON DAKİKA

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kızılcahamam Kampında Kılıçdaroğlu’na seslendi: “Aday mısın, değil misin onu açıkla!”

AK Parti'nin kampına katılan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun cevaplarını eleştirdi "Her satırından kiyafetsizlik tütüyor." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun adaylık sorusuna verdiği cevap için: "Yüreksizliğini, çapsızlığını, ipinin başkalarının elinde tutulduğunu göstermiştir. Sıkıysa aday oluyor musun olmuyor musun, onu açıkla." Şeklinde konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin grup toplantısında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 10 soru yöneltmiş, “Cevaplarsan seni muhatap alırız” demişti. Aynı günün akşamında Kılıçdaroğlu Erdoğan’ın sorularına tek tek yanıt verip, kendisi de Erdoğan’a 10 soru yöneltmişti.

CİDDİYE ALSAK, CİDDİYE ALINACAK HALİ YOK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün AK Parti’nin Kızılcahamam’da gerçekleştirilen kampına katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun 10 sorusuna da verdiği cevapları eleştirdi. Erdoğan, “Türk siyasi tarihinin katlanması en ağır cilvesi bizim dönemimize denk geldi. Bunun adı Kılıçdaroğlu’dur. Gülüp geçsek gülüp geçilecek hali yok. Ciddiye alsak ciddiye alınacak hali yok. İftiranın, yalanın, zırvanın dozunu sürekli artırıyor. Ara ara biz de bunun paçasından tutup aşağı çekmek zorunda kalıyoruz. Sorduğumuz 10 soruya güya cevap vermiş ve güya bize de 10 soru sormuş. Verdiği yanıtlardan bu şahsın kifayetsizliği buram buram tütmektedir.” dedi.

Daha sonra tek tek Kılıçdaroğlu’nun yanıtlarını okuyan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birinci sorum olan hiçbir ayrım yapmadan tüm terör örgütlerini lanetleyip lanetlemeyeceğine verdiği cevaptaki örgüt ilişkilerinden devletin terörle mücadele taktiklerine kadar tüm göndermeler Türkiye’yi birilerine gambazlayan hatta el altından müdahaleye çağıran alçakça tuzaklarla bezelidir. İkinci sorum olan Türkiye’nin PKK ve YPG’ye karşı yürüttüğü sınır ötesi harekatlarını destekleyip desteklemediklerine, yabancı postal gibi yapılan işlerle uzaktan yakından ilgisi olmayan bir iğrençliği karıştırarak kirli zihnindeki hezeyanları bir kez daha sergilemiştir. Üçüncü sorum olan Finlandiya ve İsveç’in NATO üyeliği tartışmalarında devletinin izlediği politikaların yanında olup olmadığına ilişkin verdiği cevap sadece bu mücadele karşımızdaki olanları sevdirecek bayağılıktadır. Dördüncü sorum olan Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’de yürüttüğü mücadelede kimin safında olduğu hususuna verdiği cevapla ülkesinin değil Rumların ve onları üzerine salanların yanında yer aldığını tekrar göstermiştir.

Beşinci sorum olan dünyanın küresel krizin ekonomik boyunun ülkemize etkilerine karşı sürdürdüğümüz mücadeleye destek verip vermediği ne olup bitenlerden hiçbir şey anlamadığı için Türkiye’nin başındaki felaketin kendisi olduğunu gösterecek basitlikte bir cevap vermiştir. Altıncı sorum olan yalanı ve iftirayı bir kenara bırakıp bırakmayacağına, tam da kendi karakter fukarası tarzına yakışır şekilde aynı yalanları ve iftiraları tekrarlayarak cevap vermiştir. Yedinci sorum olan siyasi stratejilerini yabancı ülke temsilcilerine hatırlatmak hazırlatmak ve oyalanmaktan vaz geçip geçmeyeceğine yine bu mahfillerin telkin ettiği şekilde inkarla cevap vermiştir. Sekizinci sorum olan bu toprakların tüm değerleri birikimleri ve kazanımlarıyla asil bir evladı gibi hareket edip etmeyeceğine, asil değil sefil bir şahsiyet olduğunu göstererek cevap vermiştir.

Dokuzuncu sorum olan partisi içindeki her türden terör örgütü destekçisini, hırsızı, tacizciyi istismarcıyı tasfiye etmeyi düşünüp düşünmediğine, tüm bu rezilliklere üstünü örterek ortak olduğunu ikrar ederek cevap vermiştir. Onuncu sorum olan yüreği yetip 2023’te cumhurbaşkanı olup olmayacağına ise soruda zaten belli olan seçim tarihinin açıklanması bahanesiyle yüreksizliğini, çapsızlığını, iradesinin ve ipinin başkalarının elinde tutulduğunu bir kez daha göstererek cevap vermiştir. Seçim tarihi belli bizden yeni bir seçim tarihi istiyor. Sen şimdiden Haziran 2023’e hazırlan. Sen kendin sıkıysa aday oluyor musun olmuyor musun bunu açıkla. Soru diye papağan misali tekrarlayıp durduğu zırvalar ise onun sadece yalancılığını ve çapsızlığını değil aynı zamanda ülkesinin ve milletinin çıkarlarını savunacak kalibrede bir devlet adamı olamayacağını göstermiştir.

Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi meselesini tüm kalemleriyle üstelik bunların yaptığı gibi yalan yanlış rakamlarla da değil en doğru en açık haliyle kamuoyuyla defalarca paylaştık. Buna rağmen hala aynı nakaratı sanki altında başka bir şey varmış gibi tekrarlayan bu zatın idraksizliği kendisinin ve partisinin sorunudur. Biz attığı iftiranın hesabını hukuk önünde soruyoruz ve soracağız. Bunun da altından kalkamayacak .Bunu da kısa zamanda göreceksiniz. Ülkemize sığınmış mazlumlara karşı yürüttüğü kin ve nefret siyasetini bu zatın bozuk karakterine veriyoruz. bu zatın devlet yönetimindeki tek referansı genel müdürlüğünü yaptığı SSK’yı batırmasından ibrettir. Bay Kemal biz senin SSK’yı nasıl batırdığını çok iyi biliriz.

ŞU ANA KADAR 250 MİLYON TAZMİNAT KAZANDIK

Bu ülkeyi organize suç örgütleri belasından kurtarmış bir hükümete ve onun kadrolarına bühtan edenlerin mafya bozuntuların hezeyanlarından medet umacak kadar alçaldıklarını unutmadık. Bu alçaklığın hesabı da hukuk önünde kendisinden sorulmaktadır. Şu ana kadar 250 milyon kazandık. Bu 250 milyonu da Bay Kemal adına iki tane vakfa veriyoruz. İnşallah Bay Kemal’in bir hayrı buraya dokunmuş olacak.

Şimdi ülkeyi topyekün batırmanın peşinde ama milletimiz ona bu fırsatı tanımayacaktır. Ben SADAT’ın kurucusuyla evinde bir görüşme yapmadım. Bay Kemal sen yalancısın. SADAT’ın kurucusu denilen tuğgeneralle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüşmelerim var ama evinde görüşmem olmadı. Hem NATO’ya sahip çıkıp hem bunun karşıtlığında davranmak ahmaklığın dik alasıdır.

Yalancıdan genel başkan olmaz dememizin ne kadar haklı doğru olduğunu göstermiştir. 6’lı masa kimi seçerse o aday olacakmış. 6’lı masa uzatmasın artık kararını versin. 6’lı masanın altında olan varsa onlar da ortaya çıksın. Beşiktaş Çırağan Caddesi’nde o çınar ağaçlarının kesilmesiyle çok farklı bir katliamın yapılmasını gözleri görmüyor mu? Beşiktaş’ta kesilen çınar ağaçlarını görmedi mi? Nerede bu çevreciler? Bunlara bu işin hesabını sordular mı?

ZULÜM 1453’TE BAŞLADI YAZARKEN SESİN ÇIKMADI!

Gezi olayları ağaç ve çevre olayları üzerinden demokrasiye karşı yapılan Türkiye’ye karşı kurulmuş bir pusudur. Örgütünüzün elamanları duvara “Zulüm 1453’te” başladı yazarken

buy generic levitra

, sesin çıkmadı. Sözde 3 milletvekili 15 Temmuz köprüsünde pankart asmaya yeltendiler. Polisimize vurmaya kalkanlar oldu. Bunların parlamentoda yeri olmaz. Bunların bir an önce parlamentodan silip atacak adımların atılması lazım.

Gezi vandalizminin ülkemize zararı 1.5 milyar dolardan fazla. Milletimiz Gezi olaylarına hangi pencereden bakıyorsa biz de aynı pencereden bakıyoruz. Bay Kemal ve şurekası ne derse desin, vandala vandal, haine hain, çapulcuya çapulcu demekten geri durmayacağız. Karakter fukaralarından alacak ahlak dersimiz yoktur. Şehidin bacısına küfür edenlerden alacak saygı dersimiz de yoktur. Sapık ideolojilerden, sapkın ilişkileri savunanlardan alacak dersimiz de yoktur. Hırsızlık, arsızlık, tecavüz olaylarının üstünü örtenler bize, erdemden, ahlaktan bahsedemez. Buradan tüm kardeşlerime sesleniyorum, kendi ahlaksızlık ve hırsızlıklarını perdelemek için partimize höykürenlerin hadlerini bildirmek sorumluluğumuzdur.

Daha milletin karşısına hep birlikte çıkamayan, birbirlerine güvenemeyen, seçimden sonra ne yapacaklarını anlatamayanlara milletimiz tevessül etmez. Meydanı inleten cazgırın sesidir ama er meydanından omuzlarda ayrılan baş pehlivandır. 20 yıldır siyaset arenasının baş pehlivanı biziz. 2023’te de baş pehlivan olarak oradan biz ayrılacağız.

Eskiden dünyada işler yolunda giderken biz krizleri kendi kendimize çıkarır bedel öderdik. Şimdi dünyada kriz çıkarken biz bunu en az hasarla atlatıp, fırsatlardan yararlanmaya çalışıyoruz. Koronavirüs salgınında, Ukrayna-Rusya savaşında dünya krizi yaşıyor. NATO içindeki önemimizi herkese hatırlattık. NATO içinde, İsveç ve Finlandiya konusunda çok açık ve net konuşuyorum. NATO Genel Sekreteri ile de dün bunları konuştum. NATO bir terör güvenliği sağlayacak teşkilat değildir. Şu anda İsveç de, Finlandiya’da da terör örgütleri cirit atarken, İsveç, Finlandiya, Almanya, Fransa, Hollanda polisinin güvencesi altında bunu yaparken, Yunanistan’da terör örgütleri cirit atarken kimse bizden aynı yanlışa düşmemizi beklemesin. Değerli kardeşlerim, petrol fiyatlarının 2-3 kat arttığı bir dönemde, dünyada neyin nereye geldiğini takip ediyorsunuz. Ücretliler dahil herkesin gelirini artıracak düzenlemeler hazırlıyoruz.”

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı