Neydek
YAZARLAR

Türkiye Rusya İşbirliği ile Suriye’de Çözüm Olur mu?

Rusya Uzmanı Yusuf Taş'ın "Türkiye Rusya İşbirliği ile Suriye’de Çözüm Olur mu?" başlıklı analizini okuyun.
Rusya Uzmanı Yusuf Taş’ın “Türkiye Rusya İşbirliği ile Suriye’de Çözüm Olur mu?” başlıklı analizini okuyun.
Suriye krizinin etkilerine baktığımızda Ortadoğu’da nüfuzunu iyice artıran İran, Ortadoğu’ya yerleşerek yeniden büyük devlet olduğunu dünyaya ilan eden Rusya, Akdeniz’e ulaşacak bir devlet hayaline kapılan Kürtler ve Ortadoğu’yu sürekli karışıklık içerisinde tutarak kontrol ettiğini düşünen ABD’ye olumlu etkileri olduğunu görüyoruz. Kaybedenlere baktığımızda ise en büyük kaybın Suriye halkı olduğu maalesef çok açık. Bunun dışında üç milyonun üzerinde mülteci barındırmak zorunda kalan ve sadece Suriye’de değil neredeyse tüm Ortadoğu’da hareket alanını yitiren Türkiye’yi ve bir de mülteci akınıyla neredeyse dağılma aşamasına gelen AB’yi de olumsuz etkilenenler arasında sayabiliriz. 
Türkiye, adeta kımıldayacak pozisyonu kalmadı derken hayati bir hamle yaparak Rusya ile barışma kararı aldı. Diğer problemli olduğu devletlerle de barışabileceğini açıkladı. Bu kararın ardından 15 Temmuz’da büyük bir kalkışmayla karşılaştı. Başarıyla atlatılan bu kalkışmadan sonra Türkiye hem Suriye hem PKK mücadelesinde FETÖ unsurunun ne ihanetler yaptığını öğrenmiş oldu. En önemli bilgi de uçak krizini çıkaranların FETÖ/PDY örgütüne üye olma ihtimalinin yüksek olmasıydı.
Rusya ile barış görüşmelerinin en önemli ayağı Suriye konusunda Putin ve Erdoğan görüşmesinde somut adımlar atılmadı. Ancak hemen sonrasında Suriye sorunu ile ilgili çözüme yönelik adımlar atılacağı bir şekilde hissettirildi. Nitekim Türkiye birdenbire geçiş döneminde Esed’in olabileceğini söyleyerek Rusya ile anlaşmaya ilk adımı atmış oldu. 20 Temmuz’da da Suriye rejim ordusu ilginç bir şekilde PYD’ye saldırdı. Bunun Rusya tarafından Türkiye için yaptırılmış bir operasyon olduğuna inanıyorum.
Bu arada Rusya hem Ukrayna’ya doğru askeri hareketliliğini arttırırken ve de Güney Osetya’da tatbikat yaparken İran ve Azerbaycan ile üçlü bir toplantı yaptı. Üçlü bir işbirliğinin geliştirilmesi gündeme getirildi. Arkasından da Rus uçakları İran’dan kalktı. Bütün bunlar Ortadoğu’da kartların yeniden karıldığını gösteriyor. Bütün ittifakların sarsıldığı görülüyor. Sebeplerine gelince son birkaç yıldır olan gelişmelere bakmak gerekli.
Rusya son bir kaç yıldır hem ABD hem de AB tarafından sıkıştırılıyor ve küçülmeye zorlanıyor. Rusya her ne kadar güç gösterileriyle karşılık verse de uzun vadede buna dayanacak gücü yok. Mutlaka zayıf taraflarını kapatacak güvenilir bir dosta ya da müttefike ihtiyacı var. Rusya için şu anda en güvenilir ortak ise aşikârdır ki Türkiye’dir. Türkiye ise yıllardır Batı ittifakında olmasına rağmen hem AB kapısında dilenci gibi bekletiliyor hem de stratejik ortağımız olan ABD tarafından Ortadoğu’da hareket alanımız tamamen kapatılıyordu. Türkiye’nin biraz nefes alabilmek için geliştirmeye çalıştığı Rusya ile dostluğu da ne olduğunu anlamadığı bir uçak operasyonu ile bitirildi. 
Ülke içinde sürekli bombalar patlatıyordu. Bütün bunları yapanların Avrupalı istihbarat örgütleri ve CİA olduğunu sağır sultan bile biliyordu. Türkiye anladı ki yaşamak için elindeki tek seçenek büyümek. Bunu da ABD ve AB yani batı ittifakı ile yapması imkânsız. Dolayısıyla da yeni dostlar bulmak zorunda. Elbette büyük bir devlet olarak batıyla olan ittifakını hemen bitirmek ya da kesmek gibi bir durum söz konusu değil ama başta Rusya olmak üzere Çin, Hindistan, İran gibi diğer aktörlerle de doğrudan temas kurması gerekir.  Şimdi Türkiye buna oynuyor. İlk ve en önemli adım Rusya ile ilişkiler.
Türkiye ile Rusya’nın dış politika alanında birçok çatışma alanı var. Ermenistan, Azerbaycan, Karabağ, Türk Cumhuriyetleri vs. Suriye’de de Esed’in kalması, üslerin bulunması gibi anlaşmazlık alanları var. Ama bir yandan da her iki ülkenin hem diğer bölgelerde hem de Suriye’deki en büyük rakipleri ABD. Amerika Türkiye’nin tüm Suriye sınırını kapatacak şekilde Kürtlere bir devlet oluşturmaya çalışıyor. Böylece bölgede hem İsrail’in güvenliği hem de petrolün güvenliğini Kürtler üzerinden sağlamayı düşünüyor. Rusya’nın ise Amerika’ya rağmen Kürtleri kontrol altına alması ya da tek başına Suriye’yi kontrol etmesi mümkün değil. Bu durumda en iyi yol Türkiye ile kazan kazan ilkesi çerçevesinde anlaşmak. Üstelik Rusya İran üzerinde etki kurarak Türkiye ile uzlaşmasına dahi katkıda bulunabilir. İran Amerika’nın desteğiyle Ortadoğu’da nüfuzunu artırsa da Suriye’nin parçalanmasından sonra sıranın kendisine geleceğini biliyor. 
Türkiye Esed’in varlığına razı olursa Suriye ordusu ve Rus uçakları da sınır hattında PYD’yi engellerse Türkiye ile Rusya aralarındaki en büyük sorunu aşmış olurlar. Elbette Amerika buna göz yummayacaktır. Antep’teki hain saldırı gibi bu duruma Türkiye içinde cevap vermeye çalışacaktır. Tıpkı Türkiye Rusya barışmasının olduğu gün Atatürk havalimanında yaşanan olay gibi. 
Her ne olursa olsun bu bölgede biz yaşıyoruz. Türkler, Kürtler, Araplar, Şiiler vs. Bu halkların ve devletlerin anlaşması durumunda bölge dışından gelen güçler uzun süre barınamayacaktır. Dolayısıyla Türkiye, Rusya ve İran’ın anlaşması durumunda ABD ve diğer güçler bölgede uzun vadede yaşayamazlar. 
Yusuf Taş

Yusuf Taş

1967 yılında Kayseri'de doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. Halen Kafdağı Eğitim ve Kültür Derneği'nin başkanlığını yürüten ve serbest avukatlık yapan Yusuf Taş, Rusya-Türkiye ilişkileri üzerine çalışmaktadır. Çerkesce, Rusça ve İngilizce bilen Yusuf Taş, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek