YAZARLAR

Rus Rusyalı, Türk Türkiyeli olur mu? Rusya’da Ulusal Birlik Günü

Times of Turkey yazarı Yusuf Taş'ın "Rus Rusyalı, Türk Türkiyeli olur mu? Rusya’da Ulusal Birlik Günü" başlıklı yazısını okuyun...

Hayat, insanlar için olduğu gibi halklar için de enteresan şeyler getiriyor. Bin yıldır tanışan ve bunların birçoğunda savaşan iki büyük halk, benzer kaderleri yaşıyor. Tarihteki bir çok benzerlikten sonra yakın dönemde de ülkenin ve devletin geleceği için benzer yolları deneyimliyorlar. Türkiye’de, bundan birkaç yıl önce Türkiye vatandaşlığı ve Türkiyelilik kavramlarını tartışmaya açmıştı. Ancak o dönem bu kavramlar kabul görmedi ve rafa kaldırıldı. Rusya’da ise 11 yıl önce yani 2005 yılında Rusya’da “Halkların Birliği” adıyla bir bayram kutlaması başladı.

Bu tarih aslında 1612 yılında Moskova’nın Polonyalılar tarafından istilasından kurtuluş günüydü. Fakat Putin bu günü Rusya’da yaşayan halkların uzlaşı ve barışı adıyla kutlanmasın istedi. Daha önce 7 Kasım’da kutlanan 1917 Sovyetler Birliği’nin kuruluşu olan devrim bayramı kaldırılarak aynı isimle 4 kasım Ulusal Birlik Bayramı olarak kutlanmaya başladı.

İlk kutlandığı yıllarda halkın büyük bir çoğunluğunun ne olduğunu bilmediği bu bayram, bugün halkın büyük bir çoğunluğu tarafından biliniyor ve kutlanıyor.

Rusya’da kutlanan bir bayram gününün değişmesinin Türkiye için anlamsız olduğu düşünülebilir elbette. Ancak bugün artık herkes Türkiye ile Rusya’nın kader birliğinden bahsediyor. Öyleyse Rusya’da olan her ciddi değişikliğin bizim için bir anlamı var demektir. O zaman bu bayram değişikliğinin ne anlamı olduğunu bilmemiz gerekir. Rusya’da olan bu değişiklik sıradan bir gün değişikliği değildir. Rusya devletinin ciddi bir gelecek stratejisi değişikliğidir.

Rusya devleti tarihi boyunca hep Rus milliyetçisi oldu. Çarlık döneminde yüzlerce etnik halkı boyunduruğu altına aldı ve ortak özellikleri bulunan bütün halkları birbirinden ayrıştıracak ve gerekirse çatıştıracak argümanlar geliştirdi. Bunun ardından bu halkların Rus kültürü ve Rus diline geçişleri için yoğun çalışmalar yaptı. Orta Asya’da yaşayan ve eskiden hepsi Türkistan Türkleri olan halklar bugün kendilerini Kazak, Özbek, Kırgız olarak tanıtmakta ve diğer halklarla kesinlikte ortak bir noktaları olmadığına inanıyorlar. Sovyet Komünist sistemi halkların kardeşliği ve eşitliği temeli üzerine kurulsa da bir süre sonra tamamen Rus milliyetçiliğine geri döndü. SSCB dağıldıktan sonra kurulan Rusya Federasyonu’nda bir dönem şaşkınlık ve dağınıklık yaşadıktan sonra Putin’le birlikte Rus milliyetçiliği yeniden geri geldi.

putin-medvedev

Rusya devletini dağılmaktan kurtaran ve yeniden dünyada etkin bir güç haline sokan Putin, bir süre sonra Rusların ve Rusya’nın en büyük sorunu ile karşı karşıya kaldı.

2002 – 2009 yılları arasında Rusya nüfusu yoğun ölümler neticesinde Rusya’nın nüfusu 149 milyondan 142 milyona kadar indi. Bu tarihlerde devletin nüfus artışı için yoğun destekleri, alkolle mücadeledeki kararlılıkla birlikte petrol fiyatlarının artması netçisinde hayat şartlarının düzelmesi ile birlikte nüfus azalışı durdu. (Hatta artışın olduğu bile söylenebilir ama bu artış doğumdan değil eski SSCB ülkelerinden çalışmaya gelenler sebebiyle olmuştur)  Resmi istatistiklere göre 2010 yılında doğanların sayısı ölenlerin sayısından fazla oldu. Bugün bu durum devam etmektedir. Ancak burada iki problem bulunuyor. İlki Rusya devleti kurulduğu günden beri resmi istatistiklerle oynamış ve istediği gibi yayınlamıştır. İkincisi de, evet alkol tüketimi azalmış ve çocuk sayısı artmıştır. Ancak bu gelişmeler Rus halkında değil Müslüman halklarda olmuştur. Rus milliyetçisi Liberal Parti Başkanı Vladimir Jirinovski bu duruma isyan etmiş ve doğum desteklerinin sadece Ruslara verilmesini istemiştir.

Kaderin bir cilvesi ya da ilahi bir kader olarak Rusların yüzyıllarca eziyet ettiği Müslüman halklar çoğalmakta ve Rusya devletinin kaderine hakim olacak büyüklüğe ulaşmakta gibi görünüyor.  Geçmişte Birleşmiş Milletlerin yaptığı bugün de milliyetçi Rus bilim adamlarının isyan ederek söylediği gibi olursa 2050 yılında etnik Rus nüfusu ile Müslüman halkların nüfusu eşitlenecektir. Devlet başkanını Müslümanlar seçecektir. Bu durum şu anda çok gerçekçi durmasa da 1989 yılında da SSCB nin dağılacağı çok kimseye gerçekçi gelmemişti.

Her büyük devlet gibi Rusya devleti de her koşulda bekasını düşünüyor. Bu yüzden 2000’li yıllarda buna yönelik tedbirler almaya başladı.  Rusya devleti, 1999’da Çeçenistan’ı taş üstünde taş bırakmayacak şekilde yıkıp, Çeçenleri insanlık dışı yöntemlerle öldürüp Müslümanlara büyük bir gözdağı verdikten sonra devletin birliğini ve dirliğini sağladı. Ancak aynı zamanda bu yaptıklarının toplumların hafızasından silinmeyeceğini bildiği için hızla Müslümanlarla barışmanın yolarını aramaya başladı. Bunun için kendi kontrolünde İslami gelişmeleri desteklemeye karar verdi. Yöntem olarak da Müslüman bölgelerde Dini İdare Başkanlıkları (Rusyada kısaca müftülük diye de geçer) eliyle Müslümanlara ulaşmaya çalışıyor. Ancak daha önce İslami  bir altyapı bırakılmadığı için ciddi bir ilerleme kaydedemiyor. Bu alanda tek ilerleme yolu olarak Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden ortak çalışma uygun görülmektedir. Uçak krizi ile ara verilen çalışmalar krizin bitmesinden sonra hızla yoluna devam ediyor.

Rusya’da bugün kimi kaynaklara göre 193 kimine göre 200 etnik yapı yaşamaktadır. Ancak Ruslar dışında kayda değer diğer etnik yapının tamamı Müslümandır. 143 milyon olan nüfusun 25-30 milyonunun Müslüman olduğu söylenmektedir. Buna her gün Müslüman olan Ruslar dahil değildir. Rusların kadın başına çocuk ortalaması 1 bile olmazken Müslüman kadın başına çocuk ortalaması 2’nin üzerindedir. Ayrıca resmi istatistiklere girmeyen  önemli bir durum vardır. Rus kadınlarının önemli bir bölümü Müslüman erkeklerden gayrı meşru çocuk doğurmaktadır.

Öyleyse gelecekte Rus etnik egemenliği sona erecek demektir. Zaten bugün Rusya’da orijinal Rus olmadığı konuşulmaktadır. Yani bir an önce halkların birlik olması gerekiyor.

rusya-asker

Putin, 4 Kasım 2016 Ulusal Birlik Günü kutlamalarında dört yıl önce başlatılan  ve içinde “Rusya Ulusu” kavramı bulunan “ulusal politika stratejileri” kapsamında, “Rusya ulusu” tanımı esasında bir yasa için çalışmalara başlanması talimatı verdi. 2005 yılında bu bayramın kutlanmaya başlamasından sonra 2012 yılında Kremlin’in çok uluslu ve çok dinli Rusya’da farklı milliyetlerden halkın birliğini pekiştirmeye yönelik adımlarından biri olarak kamuoyuna takdim edildi. Yıllardan beri zaten Putin ve Kremlin yetkilileri Rus yerine büyük bir özen ve dikkatle Rusyalı tanımını kullanıyor.

Rusya’da bütün bu tartışmalar genel olarak, Putin yönetiminin federasyonu oluşturan hem farklı etnik, hem de dini kökene sahip toplumlar arasında dengeli ve uyumlu bir beraberlik çabaları olarak görülüyor ve söyleniyor. Hatta bugüne kadar “Yeltsin döneminden sonraki dönemde en başarılı olan politikalardan biri” sayılıyor. Ancak bana göre bu geleceğe yönelik bir tedbir almadır. Uzmanlar, aşırı milliyetçi Rus hareketleri ve grupların Avrupa’dakine benzer etkili ve yıkıcı duruma gelememesinde ve kontrol altında tutulmasında Putin’in bu konudaki tavizsiz politikasının önemli rolü olduğunu vurguluyor.

kremlinTabi burada Rusya devletinin geleceğinin karamsar olmasının tek gerekçesinin demografik yapı olmadığını da belirtmek gerekiyor. Dünyanın en büyük gaz rezervine ve ilk sıralardaki petrol rezervine rağmen ülkenin sanayi ve ekonomik gelişmesini bir türlü yapamamış olması da en az demografik yapı kadar etkilidir. Bu durumun gelecekte değişmesi de mümkün değildir. Çünkü Rusya devlet yapısı, zenginliği sadece gücü elinde bulunduran ve onun izin verdiklerinin kullandığı bir sistemdir. Bu durum ne Çarlık zamanında ne SSCB zamanında değişmiştir. Bugün de Putin ve onun izin verdikleri zenginliği paylaşmaktadır. Bu durumun devam edebilmesi için Rusya devletinin de varlığının devam etmesi gerekmektedir. Rusya devleti de bunun devam edebilmesi için ciddi bir karar vermiştir. Artık Rus, Tatar,  Türk, Ermeni vs. olmayacak herkes Rusyalı olacaktır.  Zaten herkes aynı dili (yani Rusçayı) kullanmaktadır.

Rus devletinin vatandaşları üzerindeki baskın karakterinden dolayı devlet bir şeye karar vermişse Rus halkının kabul edeceği kesin gibidir. Zaten Kremlin’de karar vericilerin etnik yapısı çok ulusludur. Mesela Savunma bakanı Türk, Dışişleri Bakanı Ermeni’dir.

Evet, Ruslar artık Rusyalı olmaya ve bütün Müslümanları da Rusyalı yapmaya karar verdiler. Ama bugün bazı Müslümanlar halkları askere almayarak ve askerlik yapmayanları da devlet görevlerine atamayarak Müslümanların önüne engeller koyuyor. Bu engeller kalktığında neler olacağı henüz bilinmiyor. Ancak alınan büyük kararların sonuçlarının neler olacağını ancak Allah bilir.

Başta söylediğim gibi kaderin garip cilvesi olarak Ruslar Rusyalı olacak, Türkler Türkiyeli olacaklar gibi görünüyor. Ancak bir önemli farkla ki, Ruslar yok olmamak Türkler ise büyüyüp yeniden eski ihtişamlı günlerine dönmek için bunu yapacaklar.

Yusuf Taş

Yusuf Taş

1967 yılında Kayseri'de doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yöneticilik yaptı. Halen Kafdağı Eğitim ve Kültür Derneği'nin başkanlığını yürüten ve serbest avukatlık yapan Yusuf Taş, Rusya-Türkiye ilişkileri üzerine çalışmaktadır. Çerkesce, Rusça ve İngilizce bilen Yusuf Taş, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir