Neydek
YAZARLAR

Gaziantep’in paralelleri kim?

Paralelcilerin hoşuna gitmeyen haberler yapıp, makaleler yazdığım için mahkeme safhasında olan birisi olarak şunu söylüyorum... HAMZA MERCANOĞLU'nun köşe yazısını okuyun.

Paralelcilerin hoşuna gitmeyen haberler yapıp, makaleler yazdığım için mahkeme safhasında olan birisi olarak şunu söylüyorum… HAMZA MERCANOĞLU’nun köşe yazısını okuyun.


Tehlikeli bir soru sorduğumun farkındayım ve hala güçlü olduklarını biliyorum. Bir çok kurum içerisine sinmiş pusuya yattıklarını da çok iyi biliyorum.

Gezi kalkışması, 30 Mart yerel seçimleri, 17 Aralık-25 Aralık ve sonrası… Tüm bu süreçlerde bütün gücümle “Paralel tehlike” ile mücadele etmeye çalıştım. Yazılarımda mümkün mertebe аısıltıları değil muhataplarımla görüşerek elde ettiğim doğruları kaleme aldım. Bu güne kadar isim vererek hiç kimseyi Paralelci olarak itham etmedim. Ancak Gaziantep’in paralel örgütün “kara kutusu” olduğunu hep söyleye geldim. Açık konuşayım ki, bu iddiamla ilgili ciddi ihbarlar aldım, kulağıma isimler fısıldayanlar oldu ve bir çokları kayda değer bilgiler ve hepsi bende mahfuz. Ancak hukukun temelini oluşturan “zimmeti berat” ilkesine inanmış biri olarak hiç birisini deşifre etmedim ve elimde bir kanıt olmadan da etmeyi düşünmüyorum.

Pensilvanya’ya yaptığı ziyaretlerle meşhur birinin aynı hafta içerisinde “zatı muhteremden” takkeyi ve “zat-ı umumiden” ise kravatı hediye alarak kreasyonuna katacak kadar mahir usta siyasetçi olduğunu bilirim. Bilirim ama hiç bahsetmem mesela. Çünkü sır etiğine saygım vardır.

Bahartürk TV’de her cuma akşamı çıktığım Medya ve Gündem programında şöyle bir konuşma yapmıştım: “17-25 Aralık sürecinde eğer güç dengeleri Fetullah Gülen tarafına dönseydi, AK Parti içerisinde yer alan milletvekilleri ve belediye başkanlarından azımsanmayacak bir bölümü gemiyi terkederlerdi…” Öyle de olmadı mı? Mesela 4 Bakanın Yüce Divan’da yargılanması oylamasında 50 milletvekili fire vermedi mi? Bu şu demekti aslında; AK Parti içerisinde olmaması gereken kadar çıkarperest ve yağmurcu var.

Paralel dediğimiz şey ne ki? Sadece Fetullah Gülen cemaatinde fiilen bulunanları mıdır? Hayır. Bunların bir çokları sadece mevki ve makamlarında biraz daha yükselmek uğruna her haltı yiyebilecek kadar muhteris kişilerdir. Kimisi bir kaç ihale kotarmak için “Babasını bile tanımayacak” tipte adamlardır ve halen AK Parti içerisinde at koşturmaktadırlar. Sadece  teşkilatlarda değil, maalesef bazı yerel yönetimlerde de hala varlar. Hepsini gayet iyi bilirim. Ama isimlerini yazmam mesela, çünkü delil yok.

Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te bir yerel TV kanalında birtakım şahıs ve şirket isimleri verilerek paralelciler mevzusu programa konu oldu. Söz konusu TV kanalının programını defalarca izledim. Aslında ortaya attığı iddiaların büyük bölümü, daha önce bir çok kereler değişik kanallarda ve basında kullanılan argümanlardan oluşuyordu. Doğru ya da yanlış gibi bir nitelendirme içerisine girmeden şunu söylemek isterim: Tüm bu yazılıp çizilenlerin, konuşulanların ötesinde, yani perde arkasında kim ya da kimlerin olduğu hakkında cümleler kurmak gerekir belki de.

Net konuşayım ki iyi anlaşılsın, Gaziantep’te bürokrasi ve ticaret dünyasında paralel örgütün ciddi manada varlığı su götürmez bir gerçek. ama en az onun kadar bir başka gerçek daha var ki; Birileri devletin  paralel hassasiyetini kullanarak siyasi ve ticari rant elde etme peşinde.

Paralelcilerin hoşuna gitmeyen haberler yapıp, makaleler yazdığım için mahkeme safhasında olan birisi olarak şunu söylüyorum;

Yakın zaman önce Türkçe Olimpiyatlarını finanse eden ya da edenler bu şehirde yaşıyor, kabul. Üniversite içerisinde ciddi ağırlıkları hala var, o da kabul. Ticari faaliyetlerini yürütürken, her ne kadar  “Cemaatle bağlarımızı koparttık” deseler de 30 yıllık bu bağların haydi demeyle kopmayacağı da kabul. 7 Haziran seçimlerinde milletvekili olabilmek için facesindeki tüm paralelci ritüelleri ve resimleri apar topar silen ve AK Parti İl teşkilatındaki üst düzey “hamili yakiynimdir” himmeti gören aday varlığı da kabul.

Ama sizde şunu kabul edin ki, şehrin en kıymetli menkullerini “gizli ortak” marifetiyle iç eden ve daha sonra aralarında çıkan anlaşmazlık sebebiyle altın yumurtlayan tavuğu rakibine kaptıran, görünürde paralel olmayan ancak paralelcilere bile şapka çıkarttıracak kadar kurnaz siyasetçiler de var bu şehirde.

İşte sözü edilen güruh kadar tehlikeli olan bu kısma da dikkat etmek gerekir. Zira onları tanımak ve teşhir edebilmek çok zor. Tıpkı bukalemun gibidirler. Her renge girmeleri mümkündür. En büyük idealleri hep kazanmaktır. Siyasette kazanmak, ticarette kazanmak ve daima kazanmak…

90’lı yıllarda M.F.Ö’nün meşhur bir şarkısı vardı ya, hani şöyle diyordu: “Her şeyden sen anlarsın/ Her şeyi sen bilirsin/ En güzel sen bakarsın/ En güzel sen ağlarsın/ En güzel sen gülersin/ En güzel sen yaparsın…” Peki peki anladık! Gaziantep’teki paralelciler kim diye mi sormuştum ben pardon.

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu, 1962 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptı. 1981 yılında askerlik görevini Ağrı ilinde tamamlayarak askerlik dönüşü evlendi ve yaşamını Avrupa'da sürdürme kararı aldı. İsviçre, Almanya ve İtalya'da uzun yıllar kaldı. 1993 yılında yeniden ülkeye dönüş yaparak aktif gazeteciliğe başlayan Mercanoğlu, aynı yıl “Vahdet fm” isimli radyoyu kurarak 2000 yılına kadar devam ettirdi. 28 Şubat darbesi mağdurlarından olan Mercanoğlu, 1998 yılı Ekim ayında “Başörtüsüne verdiği destek sebebiyle” TCK'nın 312/b maddesine muhalefetten ( Düşünce suçu) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak cezaevine konuldu
Bir müddet hapis yattıktan sonra suçsuz bulunarak tahliye oldu. Ne var ki hapisten çıktıktan sonra da dönemin darbeci güçleri tarafından yapılan psikolojik baskılara daha fazla dayanamadı ve yurt dışına kaçarak 2 yıl Londra'da ikamet etti. İngiltere'de kaldığı zaman içerisinde ingilizce eğitimi aldı. Orta derecede İngilizce bilen Mercanoğlu, Londra'da yayımlanan Olay gazetesinde “03 Yazıları” başlığı altında makaleler neşrederek gazetecilik hayatını devam ettirdi.
2002 yılında yeniden Türkiye'ye döndü. Bir müddet ticaretle meşgul olduktan sonra Genç Kalemler adında haftalık bir gazete çıkarttı. 3 yıl aralıksız çıkan gazeteyi daha sonra maddi olanaksızlıklar sebebiyle kapatmak zorunda kaldı. Yerel ve ulusal gazetelerde makaleler yazmanın yanı sıra, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında siyasi yorumculuk yaptı.
Evli ve 8 çocuk babası olan Hamza Mercanoğlu, halen Gaziantep'te günlük yayımlanan Referans gazetesi ve ulusal yayımlanan Milat gazetesinde köşe yazıları yazmakla birlikte, Bahartürk TV'de siyasi yorumculuk yapmaktadır. Ayrıca, aylık olarak yayımlanan Times of Turkey adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek