Neydek
YAZARLAR

AK Parti çalışıyor

Zira bu seçim sonuçları, AK Parti’ye halkın tepki tokadı değil, hakkın Şefkat tokadıdır.

Hz. Mevlana şöyle buyurur; “Halıyı dövenin maksadı onu dövmek değil, yalnızca tozunu almaktır.” Seçimlerde oy kaybeden AK Parti’nin yerel yönetimleri ve yerel teşkilatları şimdilerde harıl harıl çalışmaya başladılar. Yol yapıyorlar, yeni parklar yapıyorlar, halkın alt kesimlerinde yaşayanlar için hizmetler üretiyorlar ve halkın tamamına dokunmak için gayret ediyorlar. Mesailerini ve çabalarını ikiye katladılar neredeyse. Seçimden sonra birçok şehri ziyaret ettim ve oralardaki çalışmaları yakından görme şansım oldu. Seçim sonuçları AK Parti’ye yaramıştı belli ki.

Bunlarda birisi ve en önemlisi belki de Gaziantep Büyükşehir Belediyesi oldu. Zira seçimde alınan sonuçlardan Belediye Başkanı Fatma Şahin’i suçlayan bir kesim vardı. Bunu yaparken de tek iddiaları, Fatma Şahin’in “Kentin sorunlarına karşılık proje sunmadığıydı…”

Gaziantep, Suriyeli sığınmacıların en fazla nüfusa sahip olduğu şehirlerden birisi. Yerleşik ve eski bir şehir yapılanması var. Mimari açıdan “özgün” olsa da, “modern şehircilik” bakımından ihmale uğramış bir kent. Özellikle Fatma Hanımdan önce bu görevde bulunan yöneticilerin ihmal ederek biriktirdiği sorunların hepsi Fatma Hanımın sırtında kambur oluşturmuş durumda. Bazen kendisiyle görüştüğümüzde, üzerine aldığı sorumluluğun idrakiyle hayli yorgun olduğunu görüyorum.

Ziyaretlerimde geçen konuşmalarımızda, kendisinden önceki Başkanlar hakkında en küçük bir suçlama duymadım. Yapıcı bir insan Fatma Hanım. Devletin en önemli mevkilerinde görev yapmış, Bakanlık yapmış bir isim. Aynı zamanda bir kadın, bir eş ve bir anne. Fatma Hanımın başarılarına bu yönüyle baktığımızda, bunca sorumluluk arasında bunları başarmanın ayrıca bir başarı olduğu da farklı bir şey…


Fatma Hanım söylemese de, şehrin birikmiş sorunlarının büyük bölümünden kendisinden önceki Başkanlar sorumlu. Zira, “şehir planlaması” denilen şeyin esamesi bile okunmamış. Şehre gelen göçler sırasında varoş kesimlerde “gecekondu” bölgeleri oluşturulmuş ancak dönemin yöneticileri, bu çarpık yapılanmaya izin vermiş ve daha sonra en azından bu yanlışı tashih etmek için alternatif geliştirmemiş.


Göreve geldiği günden bu yana benimde zaman zaman eleştirdiğim, beğendiklerimin yanında beğenmediklerimde olduğu çalışmalarıyla ilgili insaf ölçeğinde bakıldığında çok güzel projelerin hayata geçirildiğini görmekteyim.

Belki de bunlar içerisinde en önemlisi, 50.000 yeni ve ucuz konut projesidir. Böylesine kapsamlı ve büyük bir proje. Bu sayıda bir proje şu ana kadar dünyanın hiçbir ülkesinde yapılmamıştır eminim. 50.000 konut demek, yaklaşık 250 bin kişilik bir şehir demektir. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi bunu başarmak konusunda gayet azimli görünüyor ki, eğer bu proje kısa zamanda tamamlanırsa, Gaziantep’in konut sorunu neredeyse tarih olacağı gibi şehrin varoşlarına sıkışıp kalmış olan riskli binaların da “kentsel dönüşüm” kapsamında mukimlerini mağdur etmeden yıkılıp yerine sağlam ve modern binalar yapılabilecektir. Fatma Şahin’i sadece bu projesi bile başarılı bir Başkan yapmaya yeterlidir.

Türkiye genelinde geçtiğimiz seçime nazaran ciddi bir oy kaybı yaşayan AK Parti’nin kaybını bu bağlamda değerlendirirsek, aslında bunun bir mağlubiyet olmayıp, bilakis bir zafer olduğunu görmek mümkündür. Her iktidar partisinde olduğu gibi, halkın gösterdiği teveccühten kendi nev-i şahsına pay çıkartmaya çalışan bazı “eblehlerin” AK Parti içerisine de sızması gayet doğaldır. Asıl doğal olmayan şey bunları teşhis ve teşhir etmeden “kol kırılır, yen içinde kalır” mantığıyla hareket etmek olacaktır.

Görünen o ki, hem AK Parti’yi yönetenler hem de tepki göstererek oy vermeyen seçmen ülkenin içerisine düştüğü siyasi tablodan gereken dersi çıkartmıştır. “Hadi AK Parti’ye bir ders verelim” diyerek oylarını farklı partilere veren seçmenin büyük bölümü, AK Parti’nin kaybetmeyeceğini yani hükümeti tek başına kuramayacak bir duruma düşeceğini bilmiyorlardı. Farkında olmadan “haçlı ittifakının” oyununun bir parçası oldular. Çok büyük oyunlar ve algıların döndüğü bu seçimde AK Parti’nin hükümet olamaması için kaç milyar dolar harcandığını tahmin bile edemezsiniz!

Tıpkı Pensilvanya’da mukim zatın kaç milyar dolarlık bir servete hükmettiğini bilmediğimiz gibi. Geçenlerde uzun yıllardan bu yana görüşmediğim bir yazar dostumla tevafukken bir televizyon programından karşılaştık. Ciddi araştırmalara imza atan ve söylediklerine itibar ettiğim dostum Gülen’in yönettiği sermayenin “1 trilyon dolar” olduğu söylediğinde irkildim.

AK Parti Genel Merkezi, milletvekilleri, belediye başkanları ve teşkilatları “bu seçimi kaybetmiş psikolojisini “ üzerlerinden atmış görünüyor. Atamayanlar var ise onlarda bir an önce atmalıdırlar. Zira bu seçim sonuçları, AK Parti’ye halkın tepki tokadı değil, hakkın Şefkat tokadıdır. Başta dediğimizi yineleyelim. Mevlana hazretlerinin dediği gibi “Halıyı dövenin muradı onu dövmek değil, tozunu almaktır…”

 

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu, 1962 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptı. 1981 yılında askerlik görevini Ağrı ilinde tamamlayarak askerlik dönüşü evlendi ve yaşamını Avrupa'da sürdürme kararı aldı. İsviçre, Almanya ve İtalya'da uzun yıllar kaldı. 1993 yılında yeniden ülkeye dönüş yaparak aktif gazeteciliğe başlayan Mercanoğlu, aynı yıl “Vahdet fm” isimli radyoyu kurarak 2000 yılına kadar devam ettirdi. 28 Şubat darbesi mağdurlarından olan Mercanoğlu, 1998 yılı Ekim ayında “Başörtüsüne verdiği destek sebebiyle” TCK'nın 312/b maddesine muhalefetten ( Düşünce suçu) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak cezaevine konuldu
Bir müddet hapis yattıktan sonra suçsuz bulunarak tahliye oldu. Ne var ki hapisten çıktıktan sonra da dönemin darbeci güçleri tarafından yapılan psikolojik baskılara daha fazla dayanamadı ve yurt dışına kaçarak 2 yıl Londra'da ikamet etti. İngiltere'de kaldığı zaman içerisinde ingilizce eğitimi aldı. Orta derecede İngilizce bilen Mercanoğlu, Londra'da yayımlanan Olay gazetesinde “03 Yazıları” başlığı altında makaleler neşrederek gazetecilik hayatını devam ettirdi.
2002 yılında yeniden Türkiye'ye döndü. Bir müddet ticaretle meşgul olduktan sonra Genç Kalemler adında haftalık bir gazete çıkarttı. 3 yıl aralıksız çıkan gazeteyi daha sonra maddi olanaksızlıklar sebebiyle kapatmak zorunda kaldı. Yerel ve ulusal gazetelerde makaleler yazmanın yanı sıra, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında siyasi yorumculuk yaptı.
Evli ve 8 çocuk babası olan Hamza Mercanoğlu, halen Gaziantep'te günlük yayımlanan Referans gazetesi ve ulusal yayımlanan Milat gazetesinde köşe yazıları yazmakla birlikte, Bahartürk TV'de siyasi yorumculuk yapmaktadır. Ayrıca, aylık olarak yayımlanan Times of Turkey adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek