YAZARLAR

Profil yazıları (1) “Abdülkadir Konukoğlu’na dair..”

Birkaç gün önce katıldığım bir cenaze töreninde gördüm, hemen önümdeki sıradaydı. Hava esintili ve soğuktu. Gözler kendisinin üzerindeydi, önünden geçen herkes selam veriyor, hususen yanına gelenlerle hal hatır eyliyordu…

Yüzüne yansıyan “Tevazu ve Bilgelik” yaşından ziyade, yaşadıklarının ve tecrübelerinin  birikimiydi…

73 Yıllık yaşamına başarılarla dolu bir hayat hikayesi sığdırmış birisi için yazılabilecek çok şey bulunabilir elbette. Eğer yazdığınız muhatabınız “Abdülkadir Konukoğlu” ise, ancak güzel  şeyler yazıp, hayırla yad edebilirsiniz!

Zira, 13 yaşında çırak olarak başladığı hayatı sürekli mücadele ve üretmekle geçmiş, hayatın kendisini kitap yapıp okumuş, ülkemizin ve coğrafyamızın en zorlu süreçlerini yaşamış ve yıkılmamış, herkesin kara kara düşündüğü  kriz dönemlerinde cesur ve doğru hamleler yaparak kazanmayı başarmış  “İşin hilesi dürüstlüktür” düsturunu zihnine ve yüreğine nakşetmiş bir İş İnsanı hakkında başka ne yazılabilir ki?

Bugün bir televizyon kanalında “Senin Şehrin” isimli bir programa konuk olmuştu Abdülkadir bey. Baştan sona keyifle izledim. Sunucunun soruları sürükleyici idi.

Abdülkadir beyi, birçok kere televizyonlarda, toplantılarda veya konuşmacı olarak katıldığı konferanslarda şahsen dinlemiştim. Genellikle sorular ekonomi, tekstil, ödüller, plaketler ve iş eksenli olur. Bu programın konsepti daha farklıydı. Duygulu bir “Zaman Tüneli” gezintisi gibi..

-Çocukluğundan, gençliğinden bahsederken yüreğinde o yıllara biriken özlem kendisini ele veriyordu. Babası merhum Sani beyle olan hatıralarını anlatırken, sanki o anları yaşıyor gibiydi. Abdülkadir Konukoğlu’nun takdire şayan bir başka hususiyeti de, “Antep şive”sini hiç değiştirmemiş olmasıdır.

Programda da bu özelliğini korudu. Birçok iş insanı veya belirli mevkiye gelmiş kişi tanıyorum ki, hayat yolunda güç ve nüfuz sahibi olduktan sonra ilk değiştirdikleri “Kendileri” oldu. Alışkanlıklarını, kültürlerini, şivelerini en önemlisi “Yerel”liklerini değiştirdiler.

Abdülkadir bey, yerel profilinden, yani “Gaziantep”liliğinden asla vaz geçmedi. Bunu bir onur olarak taşıdı. Kendisi Gaziantep’i sevdikçe, Gaziantep’te kendisini sevdi.

Bu sebepledir ki, “Bugün Gaziantep anıldığında, Abdülkadir Konukoğlu ve SANKO ismi, baklava, fıstık ve lahmacundan önce hatırlanan bir markadır”

Program da beni en çok duygulandıran, Abdülkadir beyin  finalde söyledikleri oldu. Bir konferansından kısa bir anektod nakletti.

“Bir konferansta konuşmacı olarak Antakya’ya gittim. Konuşmamda, aslında bizim dinimizde çok şey var dedim biz daha bunları henüz çözemedik!

-Biri kalktı, bir misal verin dedi.

-Mesela, EFT dedim.O anda geldi aklıma. Siz daha bulalı daha 15 sene olmadı Ama bizim dinimiz kurulduğundan beri  EFT Var!

-Şimdi başladılar sormaya nasıl oluyor diye?

-EFT, bugün baktığınız zaman parayı görmüyorsunuz, düğmeye basıyorsunuz gidiyor. Parayı görüyor musunuz? Görmüyorsunuz, tutuyor musunuz? Tutmuyorsunuz. Ama karşı tarafın aldığına inanıyor musun? Tabi ki inanıyoruz. Biz de dedim, Peygamber efendimizin gününden bu yana, dinimizin kurulduğundan bu yana müslüman olarak, biz öbür tarafa hayır ediyoruz, zekat dağıtıyoruz öte tarafa EFT ediyoruz. Biz de görmüyoruz ama öbür tarafta alacağımıza inanıyoruz”

Abdülkadir Konukoğlu sadece Gaziantep değil, bölge ve Türkiye için bir ekonomi duayeni ve markasıdır.  Ancak, Gaziantep ve Gaziantep’liler için çok daha fazlasıdır! Zira, Gaziantep’li olmaktan gurur duyan, yatırımlarında önceliği kendi şehrine veren ve sosyal dayanışmaya verdiği hususi ehemmiyet ile Gaziantep’li hemşehrilerinin hayatlarına ve gönüllerine dokunabilen ve varlığını yüreklerde hissettiren örnek bir iş insanı ve ağabeydir…

SANKO Holding bünyesinde oluşturulan vakıf kanalıyla “Binlerce öğrenciye karşılıksız burs, çeşitli zamanlarda yoksul ailelere yapılan yardımların yanı sıra, birçok ihtiyaç sahibinin ihtiyacı giderilmektedir.” Kendi deyimiyle “Ahiret’e EFT yapmaktadır”

Diğer yandan, “Eğitim, Sağlık, spor ve sanat” alanında yapılan devasa yatırımlar ve sağlanan destekler Gaziantep’in bu alanlarda ki ihtiyacına önemli ölçüde katkı vermektedir.

Abdülkadir Konukoğlu’nu SANKO Holding’ten, SANKO Holding’i Abdülkadir Konukoğlu’ndan bağımsız anlatmak mümkün olmasa da, Abdülkadir beyle ile ilgili üçbeş cümle sarf etmek istedim.

İstedim, çünkü Gaziantep’li bir gazeteci olarak, SANKO ve Abdülkadir Konukoğlu’nun şehrime yaptığı hizmetleri, yatırımları ve  onbinlerce Gaziantep’liye sağladığı istihdamı çok değerli buluyorum.

Tekstil sektörünün krize girdiği dönemlerde bile “ Rüzgar yoksa, küreklere asılın” Diyerek, küçülmeye gitmek yerine hedeflerini büyüten ve işçi çıkartmayı çare olarak görmeyen, dürüstlüğü şiar edinen, zekat veren, muhtaçlara yardım eden, çalışanlarına ve hemşehrilerine değer veren, şehrini, ülkesini , milletini, devletini ve bayrağını seven Abdülkadir Konukoğlu’nu çok kıymetli ve önemli buluyorum…

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu, 1962 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptı. 1981 yılında askerlik görevini Ağrı ilinde tamamlayarak askerlik dönüşü evlendi ve yaşamını Avrupa'da sürdürme kararı aldı. İsviçre, Almanya ve İtalya'da uzun yıllar kaldı. 1993 yılında yeniden ülkeye dönüş yaparak aktif gazeteciliğe başlayan Mercanoğlu, aynı yıl “Vahdet fm” isimli radyoyu kurarak 2000 yılına kadar devam ettirdi. 28 Şubat darbesi mağdurlarından olan Mercanoğlu, 1998 yılı Ekim ayında “Başörtüsüne verdiği destek sebebiyle” TCK'nın 312/b maddesine muhalefetten ( Düşünce suçu) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak cezaevine konuldu
Bir müddet hapis yattıktan sonra suçsuz bulunarak tahliye oldu. Ne var ki hapisten çıktıktan sonra da dönemin darbeci güçleri tarafından yapılan psikolojik baskılara daha fazla dayanamadı ve yurt dışına kaçarak 2 yıl Londra'da ikamet etti. İngiltere'de kaldığı zaman içerisinde ingilizce eğitimi aldı. Orta derecede İngilizce bilen Mercanoğlu, Londra'da yayımlanan Olay gazetesinde “03 Yazıları” başlığı altında makaleler neşrederek gazetecilik hayatını devam ettirdi.
2002 yılında yeniden Türkiye'ye döndü. Bir müddet ticaretle meşgul olduktan sonra Genç Kalemler adında haftalık bir gazete çıkarttı. 3 yıl aralıksız çıkan gazeteyi daha sonra maddi olanaksızlıklar sebebiyle kapatmak zorunda kaldı. Yerel ve ulusal gazetelerde makaleler yazmanın yanı sıra, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında siyasi yorumculuk yaptı.
Evli ve 8 çocuk babası olan Hamza Mercanoğlu, halen Gaziantep'te günlük yayımlanan Referans gazetesi ve ulusal yayımlanan Milat gazetesinde köşe yazıları yazmakla birlikte, Bahartürk TV'de siyasi yorumculuk yapmaktadır. Ayrıca, aylık olarak yayımlanan Times of Turkey adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir