Neydek
YAZARLAR

Abdülhamit Gül’ün payı büyük

7 Haziran seçimleri sonrası Bahartürk TV’de, sevgili M. Hanifi Kılıç ve Nihat Bencan'la seçim sonuçlarını yorumlarken, sonuçların getirdiği hezimeti yaşıyordum. AK Parti ve Reise gönül bağı olan bir gazeteci-yazar olarak, sonuçlar beni de derinden etkilemişti. Sadece şunu söyleyebildim; “Eğer herkes Abdülhamit Gül gibi canhıraş çalısaydı sonuç bu olmazdı...”

7 Haziran seçimleri sonrası Bahartürk TV’de, sevgili M. Hanifi Kılıç ve Nihat Bencan’la seçim sonuçlarını yorumlarken, sonuçların getirdiği hezimeti yaşıyordum. AK Parti ve Reise gönül bağı olan bir gazeteci-yazar olarak, sonuçlar beni de derinden etkilemişti. Sadece şunu söyleyebildim; “Eğer herkes Abdülhamit Gül gibi canhıraş çalısaydı sonuç bu olmazdı…”

1 Kasım seçimleri tüm Türkiye için hatta bütün Ortadoğu bölgesi için bir dönüm noktası oldu. Aslında Türkiye seçmeni, bir anlamda sadece kendi kaderini değil bölgeninde kaderini oyluyordu. Sonuç muhteşem! %49,5.

Öncelikle seçimden bir kaç gün öncesinden yaptığım %46,5’lik tahminle, seçim sonuçlarında doğruya en yakın tahmini yaptığım için mutluyum. HDP konusunda ise hedefi tam 12’den vurdum. Zira yaptığım tahmin tam da 10.5 idi. Twitter sayfama girerek görebilirsiniz.

1 Kasım seçimlerinde AK Parti’nin başarısı elbette merkezi politikanın ürettiği derin stratejiyle ilgilidir. Ancak Gaziantep’te %15’lik bir artışın öyküsünü konuşuyorsak, yerel yöneticilerin, İl ve ilçe teşkilatlarının ve milletvekillerinin hakkını da vermemiz gerekir.

Öncelikle seçim kampanyası boyunca, şehre yaptığı hizmetlerle konuşmayı tercih eden Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve “Yeşil Vadi” gibi devasa projelere imza atan Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu’nu kutlamak gerekir.

Göreve geldiği günlerde kendisini “acemi ve toy” olarak değerlendirdiğim AK Parti İl Başkanı Eyüp Özkeçeci’ye ise beni yanılttığı için teşekkür ederim. Engin gönüllü ve mütevekkil duruşuyla, lisanı hal ile adeta “Kaderin üstünde bir kader vardır” diyerek gülümseyen Eyüp Bey, bu başarıda mutlak pay sahibidir.

Milletvekili adaylarının hemen hemen tümüyle bir şekilde toplantılarda ya da seçim ziyaretleri sebebiyle yollarımız kesişti. İçlerinde çok  eleştirdiğim isimlerde var elbette. Doğru siyasette eleştiri olmadan olmaz, ayrıca eleştiri aynı zamanda geliştirir de. Gördüğüm o ki, 1 Kasım seçimlerinde tüm adaylar, adaylık sırası ve konumuna bakmaksızın çalıştılar, gayret ettiler ve bunu inanarak yaptılar. Hepsini kutluyorum.

AK Parti’de iki isim var ki, belki de en çok onları kutlamak gerekir; Avukat Enver Bakırcı ve eğitimci Ahmet Çelik. Hiçbir hesap yapmadan ve pazarlıksız olarak koşuşturan bu iki Adam gerçekten iyi niyet ve fedakarlığın öznesi oldular. Kendi çevresinde oluşturduğu “akiller” heyetiyle, hemen hergün toplantılar tesis eden Enver ağabeyin gayreti çok önemsenmeli ve örnek teşkil etmelidir. Diğer taraftan, her toplantıya eksiksiz iştirak eden Ahmet Çelik, kendiside hiç bir fedakarlıktan kaçınmayarak kapı kapı dolaşarak oy istediği yetmezmiş gibi parasıyla, canıyla, malıyla AK Parti’nin başarısı için muhteşem bir çaba sarfetti. Tüm bunların yanına Bekir (Hoca) Öztekin’in gayretini ve tecrübesini de eklemezsem haksızlık etmiş olurum.

AK Parti Gaziantep’te büyük bir zafer kazandı, oy yüzdesini 2011 seçimlerine denk getirerek büyük bir geri dönüş yaşadı. Maçın son dakikalarına 3-0 mağlup başladığınız bir karşılaşmayı uzatmalarda 4-3 kazanmak gibi bir şey bu. Elbette bu zafer tüm kadroya aittir, ancak biri var ki, takımı yüklenir ve sahada oyun kurarak her yere koşar! İşte o adam Sayın Abdülhamit Gül’dür. Evet bu maçın yıldızı Abdülhamit Bey oldu. Nedenmi? Çünkü AK Parti kaybettiğinde, kaybedenin sadece Gaziantep olmayacağını biliyordu! Çünkü AK Parti kazandığında da, kazananın yalnızca Türkiye olmayacağını çok iyi biliyordu.

Seçimden bir gün evvel kendisiyle birlikte bir dergah ziyaretindeydik. Duanın gücüne o kadar inanıyordu ki, seçimin son ziyaretini bir dergaha atfetmişti. Kazanacağına inanıyordu ve mütebessüm bir yüz ifadesiyle herkesten dua etmesini istiyordu. Seçim kampanyası boyunca gece yarılarına, hatta sabah saatlerine kadar ev ev, kahve kahve dolaşarak inandığı doğruları, bölge gerçeklerini anlattı. Bunların çoğuna şahidim, hatta tüm Gaziantep’li şahittir.

Siyasette dava adamı olmak şuuru en önemli duruştur. Ondandır ki, Abdülhamit Gül AK Parti’nin yüksek kademelerine getirildi. Hiçbir şeyin tesadüf olmadığına inandığımız hayat yolunda, başarıda asla bir tesadüf değildir. Abdülhamit Gül Dürüst, mütevazi, akılcı ve dava bilinciyle bu seçimin en başarılı ismi olmuştur. Ümit ederim, yüklenmiş olduğu AK Parti Genel Sekreterliği görevini en layık olduğu veçhile yerine getirdiği gibi, daha yüksek mevkilerde görevlendirilir. Zira bunu gerçekten haketmektedir. Sonuçlar memleketimize ve İslam alemine hayırlar getirsin inşaallah. Sefer AK Parti’nin, zafer Allah’ındır.

       

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu, 1962 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptı. 1981 yılında askerlik görevini Ağrı ilinde tamamlayarak askerlik dönüşü evlendi ve yaşamını Avrupa'da sürdürme kararı aldı. İsviçre, Almanya ve İtalya'da uzun yıllar kaldı. 1993 yılında yeniden ülkeye dönüş yaparak aktif gazeteciliğe başlayan Mercanoğlu, aynı yıl “Vahdet fm” isimli radyoyu kurarak 2000 yılına kadar devam ettirdi. 28 Şubat darbesi mağdurlarından olan Mercanoğlu, 1998 yılı Ekim ayında “Başörtüsüne verdiği destek sebebiyle” TCK'nın 312/b maddesine muhalefetten ( Düşünce suçu) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak cezaevine konuldu
Bir müddet hapis yattıktan sonra suçsuz bulunarak tahliye oldu. Ne var ki hapisten çıktıktan sonra da dönemin darbeci güçleri tarafından yapılan psikolojik baskılara daha fazla dayanamadı ve yurt dışına kaçarak 2 yıl Londra'da ikamet etti. İngiltere'de kaldığı zaman içerisinde ingilizce eğitimi aldı. Orta derecede İngilizce bilen Mercanoğlu, Londra'da yayımlanan Olay gazetesinde “03 Yazıları” başlığı altında makaleler neşrederek gazetecilik hayatını devam ettirdi.
2002 yılında yeniden Türkiye'ye döndü. Bir müddet ticaretle meşgul olduktan sonra Genç Kalemler adında haftalık bir gazete çıkarttı. 3 yıl aralıksız çıkan gazeteyi daha sonra maddi olanaksızlıklar sebebiyle kapatmak zorunda kaldı. Yerel ve ulusal gazetelerde makaleler yazmanın yanı sıra, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında siyasi yorumculuk yaptı.
Evli ve 8 çocuk babası olan Hamza Mercanoğlu, halen Gaziantep'te günlük yayımlanan Referans gazetesi ve ulusal yayımlanan Milat gazetesinde köşe yazıları yazmakla birlikte, Bahartürk TV'de siyasi yorumculuk yapmaktadır. Ayrıca, aylık olarak yayımlanan Times of Turkey adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek