Neydek
KÜLTÜR SANAT

Muzaffer Doğan: Büyük Doğu sadece edebiyat ve sanat dergisi değil

Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Edebiyat Mevsimi’nin üçüncü gününde “Necip Fazıl ve Büyük Doğu Dergisi” adlı panelde, Muzaffer Doğan, üstat Necip Fazıl Kısakürek’i ve onun çıkardığı Büyük Doğu dergisini anlattı. Moderatörlüğünü Milli Gazete Haber Müdürü Gökçen Göksal’ın yaptığı panelde konuşan Doğan, "Büyük Doğu sadece edebiyat ve sanat dergisi değil” dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen etkinlik TYB İstanbul Şubesi’nin hizmet verdiği Kızlarağası Medresesi’nde 24 Ekim Cumartesi gününe kadar sürecek.

Moderatörlüğünü Milli Gazete Haber Müdürü Gökçen Göksal’ın yaptığı panelde konuşan Doğan, “Eğer büyük Doğu dergisi sağ hareketin üzerindeki rolünü yapmasa idi şu an siz nasıl bir inanç karmaşasının içinde olacaktınız. İslam idealini bilen kaç kişi varsa az ya da çok Büyük Doğu’nun etkisi olmuştur. İslam idealini taşıyan genç nesillerin manevi babası olan Büyük Doğu’nun hakkını unutmak namertlik olur. Büyük Doğu sadece edebiyat ve sanat dergisi değil” dedi.

gökçen göksal

BÜYÜK DOĞU’NUN TARİH DOSYALARI ÖNEMLİ

Büyük Doğu dergisinin çıktığı dönemde yayımladığı dosyalarla önemli hizmetler yaptığını söyleyen Doğan, “Resmi ideolojinin bütün okullarında, 33 yıl Devlet-i Aliyeyi ayakta tutmuş II. Abdulhamid Han kızıl sultan ilan edilmiş, Vahdettin Sultan da vatan haini. Büyük Doğu dergisi açtığı tarih dosyasıyla bu yalanları değiştirmiştir. Üstat bu ecdadımızı büyük vatan dostu olarak ifade etmiştir. Bu bakımdan Büyük Doğu’nun tarih dosyaları gelecek tarih için altın varak olmuştur” diye konuştu.

muzaffer doğan

 “Dergi editörlüğü ciddi bir iştir”

Bu yıl 7’ncisi düzenlenen Edebiyat Mevsimi’nin üçüncü gününde “Dergi Editörlüğü” adlı panelde, Celal Fedai ‘edebiyat dergilerinde usta çırak ilişkisini’, Ali Ayçil ‘editörün dikkati’, Doç. Dr. Bahtiyar Aslan da ‘editörün yükü ve nasıl editör olunur başlıklı konuşma yaptılar.

Dergi editörlüğüne başlama serüvenine değinen Doç. Dr. Bahtiyar Aslan, “Ben usta çırak ilişkisiyle yetiştim. Türk Edebiyatı Vakfı’nda derginin başına geçtiğinde Beşir hocayla karşılaştık. Daha sonra 10 yıl kadar beraber çalıştık. Bu 10 yılda çok şey öğrendim” dedi.

Dergilerin ve editörlerinin sorunlarına değinen Aslan şunları söyledi: “Biz hiçbir işi profesyonel yapmıyoruz. Editörlük hepimizin yan mesleği yani hobimiz. Bu iş bizim temel işimiz değil. Türkiye’de hiç kimse de bir editöre geçineceği maaşı vermiyor. Türkiye’deki dergilerin arkasında sermaye yoktur. Ancak dergiler sattığı kadar paralıdır. Türkiye’de editör olmanın birçok zorluğu vardır. Bir dergi en az 20 çalışanı olmalı. Ama hiçbir derginin 20 çalışanı olmaz. Hiçbir dergimizin profesyonel fotoğrafçısı ve fotoğraf makinesi yok. Dergiye abone olmaktan, reklam vermeye kadar her işte maalesef editörler aranırlar.”

Dergi editörlerinin dikkatine değinen Ali Ayçil, editörlüğün ciddi bir iş olduğunu söyledi. “Bilgeliği ve sezgisi olan editörler genç yazarlar için bir şanstır. Editörlük ciddi bir iştir” dedi.

Edebiyat dergilerinde usta çırak ilişkisini anlatan Celal Fedai, “İslami camiada editörlük meselesi hala istenilen seviyede ve kalitede değil” diyerek özeleştiri yaptı.

ZARİFOĞLU’NUN GENÇLERE TAVSİYESİ

Daha sonra “Mavera Dergisi ve Cahit Zarifoğlu” adlı oturuma geçildi. Moderatörlüğünü Abdussamet Bilgili’nin yaptığı oturumda Mustafa Özçelik, Cahit Zarifoğlu yazdığı mektuplarda, ısrarla gelip geçici olana, popüler olana takılıp kalmayın. Bir gelecek rüyası görün. Sabırlı, emin, doğru adımlarla o geleceğe yürüyün  tavsiyesinde bulunurdu” dedi.

ŞAİRLER DERGİLERDE YAYIMLANAN SON ŞİİRLERİNİ OKUDU

Programı sonunda “Edebiyat Mevsimi Şiir Akşamı” gerçekleştirildi. Şairler dergilerde yayımlanan son şiirlerini okudular. Şairlerin isimleri şöyle: Kaan Burak Şen, Aykut Nasip Kelebek, Serdar Kacır, Yahya Kurtkaya, Raşit Ulutaş, Şafak Çelik, Murat Koparan, Mehmet Baş, Süleyman Unutmaz.

 

 

 Neydek