GÜNDEM YAZARLAR

Silvan’da lahmacun çıraklığından New York’ta pizza krallığına: Hakkı Akdeniz

New York’ta yaşayan ünlü Türk pizzacı Hakkı Akdeniz, Türkiye’de ödül aldı. Ödül töreninde konuşan Akdeniz, “Bu ödülü annem adına alıyorum ve bütün annelere armağan ediyorum” dedi.

Gazetelerde yer alan bu haberin devamı da var. Ancak, benim ilgilendiğim haber değil, habere “Konu” Olan kişi. Yazımın öznesi, Hakkı Akdeniz!

Sıra dışı bir hikayesi var Hakkı Akdeniz’in. Okuyunca bana hak vereceksiniz. Bu gün “Profil Yazıları”nın konuğu o…

Öncelikle Hakkı Akdeniz’in, örneğine ancak Yeşilçam filmlerinde rastlanır yaşam öyküsüne bir bakalım:

HAKKI AKDENİZ KİMDİR?

Yardımseverliğiyle gönüllere taht kuran Pizza Kralı olarak bilinen Hakkı Akdeniz, 1980 yılında Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde hayata gözlerine açtı. Fakirlikle mücadele eden bir ailenin çocuğu olan Akdeniz 13 yaşına kadar Silvan’da yaşadı genç yaşında ayakkabı boyacılığı ve bir lahmacuncunun yanında çıraklık yaptı. 
17 yaşında Diyarbakır’dan Kanada’ya göç etmeye karar veren Akdeniz Kanada’da yaşayan abisinin yanına gitti. Abisinin sahibi olduğu pizza dükkanında pizza yapmayı öğrenen Akdeniz pizza imparatorluğu serüvenin de ilk adımını atmış oldu.

2012’de ABD’deki, “Sandy kasırgası” sırasında New York esnafı, bir pizza dilimi veya sandviçi 20 dolara satarak haksız kazanç elde etmeye çalışırken, Hakkı Akdeniz, 3 dükkanını açarak NewYork’lulara günlerce ücretsiz pizza ve içecek dağıttı. 
 Evsizlere giyecek yardımı yapan Pizza kralı, aynı zamanda dükkanlarında artan pizzaları ise çöpe atmayarak, haftanın 6 günü kendisinin de bir dönem kaldığı “Bowery Mansion” adlı evsizlerin bulunduğu barınağa pizza kutularının içine para koyarak yardım etmeye devam ediyor.

Hakkı’nın öyküsünü incelerken “soyadında” bile nüktedan bir ironi sezinledim. Öyle ya, “Diyarbakır’ın, Silvan İlçesinde” Doğan ve “Doğu” nun tüm özelliklerini taşıyan birisi soyadını neden “Akdeniz” koysun ki?

Kim bilir belki de çok özel bir hikayesi vardır. Muhtemelen soyadını koyan kişinin, yaşadığı coğrafyanın ma’kus talihine yumuşak bir sitemdi belki, belki de sıcak Akdeniz ikliminde, Portakal kokan narenciye bahçeli bir evde, denizle haşır neşir bir ömür sürmenin hayalini kimliğine işletip, ömür boyu cebinde taşımak arzusu idi..Kim bilir?

Hakkı Akdeniz’i benim için özel kılan şey ne yaşadıklarında, ne de başardıklarındadır! Onu özel kılan “Taşıdıklarındadır!”

Ünlü düşünür İbn Haldun “Coğrafya kişinin kaderidir” Der. Hakkı Akdeniz, bu sözün aksini ispat etmek istercesine, başka coğrafyalarda tırnaklarıyla kazıyarak elde ettiği başarılarla büyük bir zafere imza atmış ve Silvan’da yokluklarla başlayan hayat hikayesini değiştirmiş, yeniden yazmayı başarmıştır.

Ne var ki, bir coğrafyanın kader oluşu sadece sosyal ve fiziki şartlarıyla iltisaklı değildir! Coğrafyanın kadim değerleri, örfü, kültürü, manevi dinamikleri, insani hususiyetleri, vicdani öncelikleri de o coğrafyanın kaderidir. Ve, o coğrafyanın her mukimi, fiziki şartlarını omuzlarına, değer yapılarını da yüreğine sırtlanır…

Feylesofların “Merhamet Kutbu” olarak tanımladığı “Şark”(Doğu) ın tüm bu hasletlerini, yine bilgelerin “Aydınlık Kutbu” olarak tariflendirdiği “Garp” (Batı)diyarlarına taşıyan Hakkı, yüklendiği bu değerleri, adeta bir çiçek tohumu gibi gittiği yörelere ekmiştir. Bunun adına iyilik tohumları da diyebilirsiniz.

Hakkı Akdeniz ödül alırken.

İçerisinden geldiği yokluklardan sonra çalışarak elde ettiği zenginliklere rağmen, sınıfından kopamamış ve “Zengin olmak ile para sahibi olmak” arasındaki ince çizgiyi en berrak hatlarla çizmiştir. Yukarıda anlatıldığı üzere, aylarca evsiz ve sokaklarda yatmış olması onu “Vicdanında ve yüreğinde iyilik biriktirmeye zorlamış” Zaten doğduğu coğrafyanın bir mirası olan “Merhamet”ini daha da yoğunlaştırarak sıra dışı öyküsünü merhametle bezemiştir. Her ne kadar hikayeleri farklı da olsa, Hakkı’da bir miktar “Jan Valjan” (Sefiller/ Victor Hugo) kokladığımı söyleyebilirim…

Şu ana kadar dünya çapında toplam 12 ödül kazanan Hakkı Akdeniz adını sık sık dünyaca ünlü televizyon kanalları olan New York Times, FOX TV, FOX5, FOX NY, CNN, ABC, CBS, Food Network, Business İnsider, New York One, Good Morning America, Telemundo, Univision, Voice of America, Voice of New York ve PIX11 ‘de duyurmaktadır .

Geçtiğimiz yıl İstanbul’da bir tanıdık vasıtasıyla telefonda tanışmıştık Hakkı ile. Diyarbakır’a has tatlı bir şivesi var. Türkiye’de yatırımlar yapmayı planlıyordu. Amerika’daki pizza mağazaları zincirlerinin bir benzerini Türkiye’de yapmayı düşündüğünü söylemişti. Ülkesine ekonomik olarak destek vermekten mutlu olacağını, burada kendi insanlarımıza istihdam sağlamaktan memnuniyet duyacağını belirtmişti. Umarım herşey planladığı gibi güzel ve yolunda gider. Bu coğrafyanın en güzel yanını, yani “İnsanlığı” yani “Ben-i Adem’liği” yani merhameti, vicdanı ve adaleti gittiği diyarlara taşıyan Hakkı Akdeniz’e ve tüm iş insanlarımıza selam olsun…

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu

Hamza Mercanoğlu, 1962 yılında Gaziantep'te doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini Gaziantep'te yaptı. 1981 yılında askerlik görevini Ağrı ilinde tamamlayarak askerlik dönüşü evlendi ve yaşamını Avrupa'da sürdürme kararı aldı. İsviçre, Almanya ve İtalya'da uzun yıllar kaldı. 1993 yılında yeniden ülkeye dönüş yaparak aktif gazeteciliğe başlayan Mercanoğlu, aynı yıl “Vahdet fm” isimli radyoyu kurarak 2000 yılına kadar devam ettirdi. 28 Şubat darbesi mağdurlarından olan Mercanoğlu, 1998 yılı Ekim ayında “Başörtüsüne verdiği destek sebebiyle” TCK'nın 312/b maddesine muhalefetten ( Düşünce suçu) Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde yargılanarak cezaevine konuldu
Bir müddet hapis yattıktan sonra suçsuz bulunarak tahliye oldu. Ne var ki hapisten çıktıktan sonra da dönemin darbeci güçleri tarafından yapılan psikolojik baskılara daha fazla dayanamadı ve yurt dışına kaçarak 2 yıl Londra'da ikamet etti. İngiltere'de kaldığı zaman içerisinde ingilizce eğitimi aldı. Orta derecede İngilizce bilen Mercanoğlu, Londra'da yayımlanan Olay gazetesinde “03 Yazıları” başlığı altında makaleler neşrederek gazetecilik hayatını devam ettirdi.
2002 yılında yeniden Türkiye'ye döndü. Bir müddet ticaretle meşgul olduktan sonra Genç Kalemler adında haftalık bir gazete çıkarttı. 3 yıl aralıksız çıkan gazeteyi daha sonra maddi olanaksızlıklar sebebiyle kapatmak zorunda kaldı. Yerel ve ulusal gazetelerde makaleler yazmanın yanı sıra, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında siyasi yorumculuk yaptı.
Evli ve 8 çocuk babası olan Hamza Mercanoğlu, halen Gaziantep'te günlük yayımlanan Referans gazetesi ve ulusal yayımlanan Milat gazetesinde köşe yazıları yazmakla birlikte, Bahartürk TV'de siyasi yorumculuk yapmaktadır. Ayrıca, aylık olarak yayımlanan Times of Turkey adlı derginin Genel Yayın Yönetmenliği görevini yürütmektedir

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir