Neydek
DÜNYA

Yusuf Taş: ABD, Türkiye-Rusya ortaklığını baltalamak için çeşitli provokasyonlara girişebilir

Kafkasya bölgesi hakkında araştırmaları ve raporları yayınlanan Yusuf Taş, beş yıldır savaşın yaşandığı Suriye’de ateşkes ve istikrar için Rusya ve Türkiye’nin ortak stratejisine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Taş, “ABD, Türkiye-Rusya ortaklığını baltalamak için çeşitli provokasyonlara girişebilir” dedi.

9 Ağustos’ta Rusya’nın St. Petersburg kentinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in yapacağı görüşmeyi değerlendiren Rusya Uzmanı Yusuf Taş, Suriye meselesi, terörle mücadelede ortaklık anlaşması, enerji, Şangay İşbirliği Örgütü, Stratejik Ortaklık, BRICS, Kırım, Çerkesler ve uçak kriziyle başlayan yaptırımların kalkması gibi konuları tek tek analiz etti.

Kafkasya bölgesi hakkında araştırmaları ve raporları yayınlanan Yusuf Taş, beş yıldır savaşın yaşandığı Suriye’de ateşkes ve istikrar için Rusya ve Türkiye’nin ortak stratejisine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Taş, “ABD, Türkiye-Rusya ortaklığını baltalamak için çeşitli provokasyonlara girişebilir” dedi.

Türk ve Rus lider yaklaşık bir yıl aradan sonra 9 Ağustos’ta ilk kez yüz yüze görüşecek. St. Petersburg’daki görüşmede ele alınacak konu başlıklarını yorumlayan Yusuf Taş, şunları söyledi:

SURİYE MESELESİ

Taş, “Suriye meselesi Türkiye ile Rusya arasındaki en önemli meseledir. Her iki ülkenin Suriye politikası birbirine terstir. Rusya Ortadoğu’da bir güç olarak varlığı için Esed’in iktidarda kalmasının gerekli olduğunu düşünüyor. Rusya’nın en büyük ekonomik gücü petrol ve gaz piyasası ile Silah satışından geliyor. Ortadoğu’da bulunarak istemediği gaz ve petrol sevkiyatlarını kontrol ediyor. Suriye en büyük silah müşterisi. Ayrıca elindeki eski silah stoklarını tüketip yeni teknolojilerini deniyor. Bununla birlikte ABD ve AB ülkelerinin Ortadoğu politikalarını yakından izliyor. Bu sebeplerden dolayı Suriye’de bulunması gerekiyor. Türkiye’nin ise maalesef gerçek ekonomik ve siyasi gerekçelere dayalı bir Suriye politikası yok. Ağırlıklı olarak duygusal ve savunma refleksli politikalar üretiyor. Türkiye’nin Suriye’deki sinir uçları PYD’nin kuracağı bir Kürt devleti ile Türkmenlerin güvenliği. Bununla ilgili alternatif planlar devreye sokamadığı için farklı düşündüğü bütün devletlerle neredeyse düşman pozisyonuna giriyor. Putin Erdoğan görüşmesinde büyük bir oranda anlaşmaya varacaklarını düşünüyorum. Putin Türklerin Türkmenlere olan duygusal bağından dolayı Türkmenleri bombalamayı bırakacaktır. Ancak Türkiye’den onları Rusya’nın operasyon bölgesinden uzaklaştırmasını isteyecektir. Kürtler konusunda ise Türkiye ile aynı paralelde düşünecektir. PYD’nin ABD kontrolünde bir koridor oluşturmasına sıcak bakmayacağı için bu konuda Türkiye’ye destek verecektir. Ancak bu konuda en büyük sorun ABD’dir. ABD, Türkiye-Rusya ortaklığını baltalamak için çeşitli provokasyonlara girişebilir. Diğer muhalefet grupları ile ilgili olarak da ortak bir noktada anlaşılabileceğine inanıyorum.”

genel (2)

TERÖRLE MÜCADELEDE ORTAKLIK ANLAŞMASI

Taş, “Türkiye ile Rusya arasındaki en önemli sorunlardan birisi de Rusya’nın terörist olarak gördüğü kişilerin Türkiye’deki barınması ve korunmasıdır. Bunların birçoğu aslında bize göre terörle uzaktan yakından ilgisi olmayan sadece dinini rahatça yaşamak isteyen insanlardır. Türkiye’den bakıldığında bu insanlar ağırlıklı olarak güvenlik bürokrasisinin ya da yerel otoritelerin gazabına uğramış silahla ya da terörle ilgisi olmayan ama güvenlik güçlerinin baskısına dayanamayarak ülkeden kaçan insanlardır. Bunların yaşamak için en rahat ettikleri yer Türkiye’dir. Bunların yanında elbette Terörist olarak tanımlanan grupların içerisinde yer alan Rusya vatandaşları da bulunmaktadır. Hatta normalde hiç bir silahlı eylem ya da grupta bulunmadıkları ve bulunmak ta istemedikleri halde Türkiye’de yaşarken çaresizlikten bu terörist gruplara katılanlar da bulunmaktadır.  Rusya’dan ya da diğer BDT ülkelerinden Türkiye’ye sığınan insanların tamamını terörist olarak tanımlamak Türkiye halkının kabul edebileceği bir şey değildir. Ancak her iki devlet de bunları gerçekte bütün detaylarıyla bilmektedir. Dolayısıyla işbirliğini artırabilmek için Türk halkının da rahatsız olmayacağı bir düzeyde Terörle Mücadele Ortaklık Anlaşması imzalanabilir.”

ŞANGAY İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

Taş, “Dünya ciddi bir yeni düzen arayışı içerisindedir. Neredeyse 300 yıldır Batı’nın kurduğu bir sistem bulunmaktadır. Maalesef bu düzen Avrupa ülkeleri ve son yüzyılda da Amerika Birleşik Devletleri dışındaki diğer ülkelere huzur ve refah getirmemiştir. Sistemin tüm kurgusu tüm en büyük kazancın ABD ve AB’ye verilmesi üzerine kurgulanmıştır. Eskiden NATO’ya karşın bir Varşova Paktı vardı. Bu gün böyle bir yapı bulunmamaktadır. Şangay İşbirliği Örgütü, başlangıçta ağırlıklı bir güvenlik yapısı olarak kurulmasına rağmen daha sonra hem ülke hem de işbirliği alanlarını genişletmeye başlamıştır. Türkiye açısından bakarsak AB’ye başvurusunun üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen hala kapıda bekletilen ve sürekli oyalanan bir pozisyondan öteye geçememiştir. Özellikle son 15 Temmuz darbe girişiminin ardından hem ABD’nin yaklaşımı ve darbe teşebbüsündeki pozisyonu hem de AB ülkelerinin darbe teşebbüsünden sonra yaklaşımları Türkiye’yi hem Amerika’dan hem de AB’den çok soğutmuştur. Bugün AB’ye girme yanlıları çok düşük düzeyde kalmıştır. Hatta neredeyse Türkiye’nin NATO’dan ayrılması bile gündeme gelmiştir. Gerçi hemen AB’den vazgeçmek gibi bir lüksü olduğunu zannetmiyorum. Ancak yine de Şangay İşbirliği Örgütü ile ilişkilerini artırmasının Türkiye’nin elini güçlendireceğini düşünüyorum. Bu konuda hem Rusya’nın hem de Çin’in Türkiye’yi yanlarında görmek isteyeceklerine inanıyorum.  Üstelik diğer ülkelerle zaten Türkiye’nin ciddi bir kültürel ve duygusal bağları vardır. 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra hem Rusya’nın hem de Çin’in Türk hükümetine büyük desteği bu görüşümüzü desteklemektedir.

STRATEJİK ORTAKLIK

yusuf taş 1Taş, “Uçak krizinden önce iki ülke arasında bir stratejik ortaklıktan söz ediliyordu. Hatta ortak bakanlar kurulu toplantısı bile yapılmıştı. Ancak köklü sorunlar da vardı ve bu sorunlar sürekli halının altına itiliyordu. Suriye ve İran meselesi en büyük problemdi ve iki ülke bu ciddi problemlerin çözümü konusunu konuşmaya çalışmadıkları gibi neredeyse yok sayıyorlardı. Ama bir anda bir uçak krizi ile bu ciddi sorunlar iki ülkeyi neredeyse tekrar düşman konumuna getiriyordu. Ancak her iki ülkenin de birbirine olan ihtiyacı ve değişen dünya dengeleri her iki ülkeyi bu büyük krizi bitirmeye zorladı. Hatta 15 Temmuz darbe girişimine olan ABD katkısı ve AB’nin yaklaşımı Türkiye’yi ciddi bir biçimde dost arayışına itmiştir. Rusya zaten uzun zamandır bu pozisyondadır. Dolayısıyla her iki ülkenin yakınlaşması kaçınılmaz olmuştur. Hatta Rusya kanadında resmi olarak dillendirilmese de müttefiklik ihtimali de düşünülmektedir. Bu ihtimal her ne kadar Türkiye için yakın değilse de ihtimal dışında da değildir. Dolayısıyla stratejik ortaklık şu an için en uygun olandır. Ancak stratejik ortak kalabilmek için işbirliğini derinleştirmek gerekir. Bunun için de yapısal sorunları ve açmazları çözmek ya da en azından konuşarak çözmeye çalışmak gerekmektedir. Buradaki en önemli sorun her iki ülkenin Suriye’ye bakış açılarıdır. Bu sorun çözülmeden stratejik ortaklık ciddi bir şekilde düşünülemez. Ancak yine de stratejik yakınlaşma için devlet dışı organizasyonlarla ilişkinin yüksek düzeyde kalması ve hemen her konunun tartışılabilir hale getirilmesi mümkün olacaktır. Bunun kültürel yakınlaşmalar artırılmalı, STK’lar ve iş dünyası desteklenmelidir. Ayrıca devlet dışı politika üreten kişilerin çalışması sağlanmalıdır. Böylece zaman içerisinde stratejik ortaklık derinleştirilebilir.”

YAPTIRIMLARIN KALKMASI

Taş, “24 Kasım 2015’te başlayan uçak kriziyle Rusya’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımlar, aslında kolay konulardan birisidir. Ancak burada uçak krizini ve ambargoyu kullanarak en azından tarımsal üretimde yerliliği artırma çabalarına girmişti Rusya devleti. Dolayısıyla bu alanda temkinli adımlar atacaktır. Ancak yine de Rusya’nın tüm ihtiyacını kendi üretemeyeceği için ithalata yönelecektir. Bu durumda da en yakın partner olarak Türkiye’yi seçecektir. Sanayi ve inşaatla ilgili yaptırımların daha hızlı kalkmasını bekliyorum. Avrupa ve ABD yaptırımları sürekli uzattığı ve artırdığı için Rusya’nın Türkiye’ye ihtiyacı vardır. Üstelik Türkler hem sanayi üretimi hem de inşaat alanında Rusya’da haklı bir güvenirliliğe sahiptir. Bu yüzden görüşmede en hızlı çözülecek sorun budur.”

ENERJİ

Taş, “Enerji aslında Rusya ile Türkiye’yi her türlü soruna karşın ilişki halinde tutan en önemli unsurdur. Hala Rusya, Türkiye için en büyük gaz tedarikçisidir. Türkiye de Rusya için en büyük alıcılardan biridir. Dolayısıyla ilişkilerin yeniden toparlanabilmesi için en büyük manivela enerjidir. Rusya’nın en büyük gelir kaynağı enerjidir. Türkiye’nin ise cari açığının sorumlusu enerji açığıdır. Olağan koşullarda Rusya ile Türkiye’nin enerji alanındaki çıkarları birbirine ters görünmektedir. Ancak her iki ülke de stratejik ortaklık düşünüyorsa enerji alanında birbirlerinin çıkarlarını kollayacak davranışlarda bulunmalıdırlar. Türkiye’nin bu alanda Rusya’ya sağlayabileceği katkı enerji koridorlarını güvene almak olabilir. Bunun yolu da Türk akımı gibi enerji koridorlarını Türkiye üzerinden oluşturmaktan geçmektedir. Bu hem Rusya’ya boru hatlarının her daim güvenir bir ortak tarafından kontrol edildiği güvenini verir hem de Türkiye’ye enerjinin maliyetini düşüreceği için cari açığını azaltır. Bu noktada acilen Türk akımına hız verilmeli ve bir an önce yapımına başlanmalıdır. Ayrıca burada Akkuyu Nükleer Santrali’nin yapımı da söz konusudur. Aradaki pürüzleri giderip bir an önce Akkuyu Nükleer Santrali’nin yapımına devam edilmelidir. Bu iki konuda da olumlu kararlar çıkacağına inanıyorum.  Bence asıl problemli alanlar Türkiye’nin Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerle olan enerji ilişkisidir. Türkiye bir an önce onlarla da gaz ve petrol boru hatları oluşturmak istemektedir. Ancak buralar hala Rusya’nın nüfuz alanındadır. Fakat ABD bu alanlarda güçlenmiştir. Rusya bu alanda Türkiye’nin nüfuz kazanmasını engelleme çabasına girmezse Türkiye ABD’ye rağmen çok hızlı ilerleyecektir. Bu durum aslında Rusya’nın da zararına olmayacaktır. Ancak Rusya’nın bunu kabul etmesi henüz zor gibi geliyor.”

BRICS

Taş, “Bir dönem çok hızlı gelişen ülkeler kategorisinde yer alan bu ülkelerin hızı sonradan kesilmişti. Hatta Brezilya siyasi sorunlar yüzünden bu guruptan düşse de ülkenin potansiyeli açısından hala bu gurupta sayılabilir. Dünyanın ekonomik gücünün Asya’ya kayacağı uzun zamandır konuşulmadır. 2014 yılında kurulan ortak BRICS bankası bu ülkelerin niyetlerinin ciddiyetini ortaya koymaktadır. Açıkça söylenmese de bu ülkelerin amacı dünya ekonomisindeki ABD ağırlığını ve nüfuzunu kırmaktır. Kısa vadede buna yönelik bir ciddi gelişme olması beklenmemekle birlikte orta ve uzun vadede yeni kredi derecelendirme kuruluşlarının varlığı, devletlerin kredi bulmalarının kolaylaşması, ortak ticaret kurallarının üye devletlerin tamamının çıkarına olacak şekilde ayarlanması ve en nihayetinde de doların tek rezerv para olmaktan çıkarılması bütün dünyadaki ekonomik ve siyasi dengeleri değiştirecektir. Türkiye’nin ekonomik gücü bu gurupta yer almaya yetmemektedir. Ancak ciddi bir potansiyeli bulunmaktadır. Maalesef Türkiye’nin müttefikleri ABD ve AB Türkiye’nin ekonomik gelişmesi için destek olmadıkları gibi her fırsatta kriz çıkartmaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla Türkiye’nin BRİCS gurubunda yer alması ülkemizin ekonomik açıdan kalkınmasına yardımcı olacaktır. Ancak tabi ki bütün bu saydığımız ülkelerdeki ABD etkisini de unutmadan bakmak gerekir.”

KIRIM VE TATARLAR

Taş, “Bugün Kırım’ın bağımsız olması söz konusu değildir. Kırım’ın Ukrayna’ya ya da Rusya’ya bağlı olmasının Kırım Türkleri için bir anlamı yoktur. Hatta Rusya’ya bağlandıktan sonra ekonomik koşulları biraz daha iyi olmuştur. Fakat Kırım’ın asıl sorunu ekonomik değil demografidir. Kırım nüfusunun ancak % 13’ü Kırım Türküdür. Türkiye önce Kırım’daki gerçek durumu tespit etmeli, Kırım Türkleri nezdinde gerçek temsilcilerle tanışmalı, bir yandan da Rusya ile daha önce Kırım’dan sürülen Türklerin vatanlarına dönmeleri için görüşmelidir. Rusya, Kırım Türklerinin çoğunluk oluşturmasını istemeyecektir ancak kararlı bir Türkiye’yi kırmamak için hem geri dönüş hem de Kırım Türklerinin haklarını iyileştirilmesi için gerekeni yapacaktır.”

ÇERKESLER

Taş, “Aslında her iki ülke arasında sürekli ve son derece sağlam ilişkilerin kurulabilmesi için ellerinde harika bir fırsat bulunmaktadır. Ama maalesef her iki ülke de bunu görmezden gelmektedir. Türkiye’de yaşayan milyonlarca Çerkes’in anavatanı kendilerine göre Kuzey Kafkasya, Ruslara göre ise Güney Rusya’da bulunmaktadır. Hala her iki ülkedeki akrabalık bağları devam etmektedir. Her iki ülke de Çerkesler bulundukları devletin menfaatlerine uygun bir yaşam sürmektedirler. Eğer her iki devlet de Türkiye’de yaşayan Çerkeslerin anadil ve anavatanla ilgileri konusunda daha duyarlı olsalar Çerkesler her iki ülkenin işbirliğinin derinleşmesi için daha çok çalışacaklardır. Bu konuda Rusya Türkiye’de yaşayan Çerkesler’e vatandaşlık ya da ona yakın haklar verirse Kuzey Kafkasya’nın hem ekonomik gelişmesi hem de demokratik yaşamın daha çok yer edinilmesinde yadsınamaz katkılarının olacağını düşünüyorum. Tabi öncelikle Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu konuda etkili bir kişi ya da gurubu ekibine dahil etmesinin görüşmeye daha olumlu katkısının olacağına inanıyorum.”

VİZELERİN KALKMASI

Taş, “Vizelerin kaldırılması Rusya’nın tek taraflı olarak aldığı bir askıya alma kararıdır. Bu kararın gerçek gerekçesi güvenlik gerekçesidir. Putin daha önce bu konuyu açıklamıştı. Türkiye’nin pasaport verdiği bazı Suriyelilerin Rusya tarafından terörist kabul edildiği ve bu kişilerin kolayca Rusya’ya gelmesini istemedikleri yönünde bir açıklaması olmuştu. Türkiye bu konuda güvence verirse vizenin kaldırılması konusunda çalışma yapılabilir demişti. Bu konu aslında kolay bir konu. Rusya gerekli isimleri verir Türkiye de bunlara yönelik bir tedbir alırsa vizelerin kaldırılması hemen gündeme gelir. Ben bu konunun bir sürpriz olarak bu görüşmeden çıkabileceğini düşünüyorum. Rusya bir jest yaparak Türk halkına bir moral verebilir.”

SPUTNİK’E ERİŞİM ENGELİ KALDIRILMALI

sputnikÖte yandan görüşmenin derinleşmesine yardımcı olması için tarafların birbirlerine görüşme öncesi ya da hemen sonrasında küçük jestler yapmasının çok iyi olacağını belirten Taş, “Rusya vize jesti yapabilir. Türkiye’de başta Rus haber ajansı Sputnik olmak üzere Rus basınına uygulanan sansür ve kısıtlamaları kaldırabilir” dedi. 

Times of Turkey

Times of Turkey

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek