Neydek
DÜNYA

“Türkiye Bangladeş hükümetinin idam kararlarına tepki göstersin”

Bangladeş Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in oğlu Ali Ahmat Mabrur, babasına ve diğer Cemaat-i İslami yöneticilerine verilen hukuksuz idam kararlarından vazgeçilmesi için Türkiye'ye yardım çağrısı yaptı.

Bangladeş Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in oğlu Ali Ahmat Mabrur, babasına ve diğer Cemaat-i İslami yöneticilerine verilen hukuksuz idam kararlarından vazgeçilmesi için Türkiye’ye yardım çağrısı yaptı. Milli Gazete’den Ahmet Açıkay‘ın haberine göre bu günlerde infaz edileceğinden endişe duyulan Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Ali Ahsan Muhammed Mücahit’in oğlu Ali Ahmat Mabrur, Skype üzerinden gazetemiz aracılığıyla başta Türkiye olmak üzere İslam ülkelerinin liderlerine çağrıda bulundu.  Şek Hasina’nın korku salan yönetiminden korkmadıklarını mücadeleye devam edeceklerini kaydeden Mabrur,  Bangladeş üzerinde uluslararası baskı kurulması gerektiğini söyledi…

Dünyanın birçok bölgesinde Müslümanlara yönelik baskı ve tehditler sürerken Bangladeş’te yaşanan acılar ise bir türlü dinmek bilmiyor. Aldığı yüzde 5 oya rağmen dış destekle yönetimi elinde bulunduran Bangladeş’in diktatöryal yönetimi ümmetin liderleri hakkında verdiği idam cezalarını infaz etmeyi sürdürüyor. 2013 yılında Abdulkadir Molla’yı idam eden işbirlikçi Şek Hasina yönetimi 2015 yılının Nisan ayında da Muhammed Kamaruzaman’ı idam ederek şehit etmişti.

Verilen idam karanının infaz edilmesinden endişe edilen bir diğer önder ise Cemaat-i İslami’nin Genel Sekreteri Ali Hasan Muhammed Mücahit. Genel Sekreter Ali Hasan Muhammed Mücahit için sözde mahkemelerin verdiği idam kararının Ekim ve Kasım ayında gerçekleşmesinden büyük endişe duyan ailesi gazetemiz aracılığıyla İslam Ülkeleri’nin liderlerine seslendi. Skype aracılığıyla gerçekleştirdiğimiz görüşmede Ali Ahmat Mabrur, mücadelenin sonuna kadar süreceği mesajını vererek, idamın durdurulması için çağrıda bulundu.

İDAMLAR, HAREKETİ DAHA DA GÜÇLENDİRİYOR

Bu güne kadar Molla ve Kamaruzaman’ın şehit edildiğini de hatırlatan Ali Ahmat Mabrur, “Bunları yaparak bizleri durduramadılar. Bunun aksine bu topraklarda İslami hareket kat be kat daha da güçlendi. İslami hareket şimdi ülkede daha popüler hale geldi ve insanlar Bangladeş’in tek koruyucusu olarak Cemaat-i İslam’ı tanımaya başladı. Şehit olan liderlerimiz ve şimdiki liderlerimiz aslında her daim cihat yapıyorlar. İslami harekete girdikleri andan itibaren Allah’ın dininin zaferi için baştan beri hazırdılar. Bu liderlere iftiralar atarak, sahte bir mahkemeden karar verdiler. O iftiralar yüzde 100 yalan. Bizim liderlerimizin hiçbir alakası yoktur. Bunlar her zaman insanlığın saadeti için çalıştılar” açıklamasında bulundu. 

BAŞKA ÜLKELERİN ETKİSİNİN OLDUĞUNU BİLİYORUZ

Ali Ahmat Mabrur, mahkemelerin verdiği kararların bağımsız bir ülkede alındığına inanmak istediklerini ancak bu konuda şüpheleri olduğunu da aktararak, “Biz inanmak istiyoruz ki bizim ülkemiz bağımsız bir ülke. Bizim mahkemelerimizin bağımsız olduğuna inanmak istiyoruz. Ama görüyoruz ki başkalarının verdiği emirlerle bu kararları alınıyor. Biz bu kararların sadece mahkemeler ve hükümetin vermediğinden şüpheleniyoruz ve Hindistan’ın etkisi olduğunu düşünüyoruz.  Şimdiki yönetim zaten halkın seçtiği bir yönetim değil, yüzde 5 oy alarak ülkeyi yönetmeye çalışıyorlar. Bunları dış güçler desteklediği için iktidarlar. Halk seçmediğinden dış güçlerin verdiği talimatları kendilerince uyguluyorlar” diyerek de tepki gösterdi. 

TÜRKİYE, DAHA ÇOK BASKI YAPMALI

Verilen idam karırının infaz edilmesinden endişe edilen Genel Sekreter’in oğlu Ali Ahmat Mabrur açıklamalarının devamında ise çağrılarda bulundu:

“Öncelikle Türkiye’ye deki Müslüman halka teşekkür ediyoruz. Türkiye’de her zaman bir mücadelenin içinde. Bölgesel problemler, dış güçlerin sıkıntıları ile baş başadır. Biz tüm bunları biliyoruz ki, hem bu mücadelesini yaparken, hem de bize destek olmasını biz Bangladeşliler olarak hiçbir zaman unutmayacağız. Türkiye biz çok şeyler yaptı. Bizler vefakar bir topluluğuz. Ama bundan ziyade Türkiye daha çok etki edebilir. Bu gücü ve potansiyelinin olduğunun farkındayız. Türkiye diğer etkili Müslüman ülkelerle beraber Hasina’ya bir baskı yapsaydı, inanıyoruz ki, bu kadar pervasızca hareket edemezlerdi. Biz gücümüz yettiği kadar bunları engellemeye çalıştık, her yola başvurduk. Bunun için de bizim binlerce kardeşlerimiz can verdi. Ancak hükümet silahla bizi bastırmaya etkilemeye çalışıyor. Bangladeş’te Demokrasi ile çözülecek bir şey yok. Diktatör ve faşist bir yönetim var. Onun için biz Müslüman ülkelerin liderlerine Bangladeş meselesinde daha çok destek bekliyoruz.

ÜMMET, BÖLÜNMEYE DEĞİL BİRLEŞMEYE ÇALIŞMALI

Son dönemlerde mezhepsel sorunlar ortaya çıktı. Yemen’deki sorunlar ve Mekke’de yaşanan faciaya bakınca asıl meselelerimizi unuttuk, birbirimize karşı suçlamalara başladık. Bu bölünmüşlük içinde sadece Bangladeş değil, Suriye, Irak, Afganistan ve Filistin çok mağdur kaldı. Onun için biz bölünme değil, birlikte hareket ederek, birlikte fikir üreterek, bunlarla mücadele etmeliyiz. İnanıyoruz ki, farklılıklarımız unutup, ortak paydalarda bir araya gelebiliriz. Birlikte ümmetin bütün sorunlarını çözebiliriz. İdama mahkum edilen liderlerimiz Batı’nın bu sömürgeci düzenine karşı bir refah düzeni kurmak için canla başla mücadele etmişlerdir.  Bu liderler İslam için bu kadar zorluklar çekiyor, İslam için canlarını veriyorlar, onun için de İslam ülkelerinin liderlerinin de vazifesi onların yanında yer almaktır”

BU MAHKEMELERİN HEPSİ BİR TİYATRO

Alİ Ahmat Mabrur, yargılamaların adil mahkemelerde gerçekleşmediğini ifade ederek, “Bunlar adil mahkemeler değil, Bangladeş’te İslam’ı kaldırmak için ve Hindistan sömürgesi haline getirmek isteyenlerin bir tiyatrosudur. Bangladeş’e sahip çıkan, onu koruyan en güçlü partisi olan Cemaat-i İslami’yi bitirmek için bir oyundur.  Bu kararlarla adaletin hiçbir alakası yoktur. Aslında bu İslami kimliği bitirmek için büyük bir oyundur” diye konuştu. 

GENEL SEKRETER ALİ AHSAN, ERBAKAN’IN YAKIN DOSTU

Cemaat-İ İslami Partisi Genel Sekreteri olan ve partisi için çok önemli bir isim olarak bilinen Ali Ahsan Muhammed Mücahit, 1971’de İslami Teşkilatın Genel Başkanlığı görevini ve Mücahit’in Cemaati İslami Partisi Dakka İl Başkanlığı’nı yaptı. 1989’da Cemaat-i İslami Genel Sekreter Yardımcısı olan ve 2000’den bu yana Cemaat-i İslami Genel sekreteri görevini yapmıştı. Bangladeş’teki 2001 genel seçimlerinden zaferle çıkan partisinin Sosyal ve Refah bakanlığını yapan Mücahit’in “Dünyadaki İslami Hareketler ve Cemaat-i İslami Hatıralar (Türkiye)” isimli hatırat kitabında Türkiye’de bulunduğu süreci yazmıştı. Ali Ahsan Muhammet Mücahit, Milli Görüş Lideri merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın yakın dostlarından biri olarak biliniyor.

ALLAH ZAFERİ BAZEN ŞEHİTLİKLE VERİR

Babası için verilen idam kararı için de Ali Ahmat Mabrur, “Öncelikle kendisi benim babam olduğu için üzülüyorum. Ama İslami hareketi mensupları zaten Allah rızası için çalışıyorlar. Allah’ın dinini hakimiyeti için mücadele yaparken, herhangi bir zorluğu baştan kabul ediyorlar. Batıl’dan ne gelirse hiçbir anlaşma yapmadan bu yolda devam ederler.  Allah zaferi bazen şehitlikle verir, bazen de imtihanlarla yapar. Allah dininin zaferi için bizden ne alırsa biz her şeye razıyız” diyerek şehadetin kendileri için ne kadar önemli olduğunun altını çizdi.

Times of Turkey

Times of Turkey

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek