Neydek
DÜNYA

İslam dünyası için ortak çağrı: Birlik olmalıyız

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından bu yıl 25'incisi gerçekleştirilen Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından bu yıl 25’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi yurtiçi ve yurtdışından çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

“İslam Dünyası: Meseleler ve Çözümler” ana başlığının ele alındığı Kongre’de 50’den fazla ülkeden yaklaşık 150 temsilci, İslam dünyasının içinde bulunduğu problemler ve bunlara çözümler üreten argümanları masaya yatırdı.

İstanbul’da Wow Otel’de gerçekleştirilen kongre üç gün sürdü. Son gün ise “Çare Var” adıyla yayınlanan  sonuç deklarasyonunda İslam dünyasının içinde bulunduğu problemlere ve çözüm önerilerine yer verildi.

BATI MEDENİYETİ SORUNLARI ÇÖZEMİYOR

recai kutan (2)

Kongrenin açılışında konuşan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan, İslam dünyasının içinde bulunduğu duruma dikkat çekti. Kutan, “İslam alemi şu an da tarihinin en kritik dönemini yaşamaktadır. Birçok İslam ülkesinde zulüm ve gözyaşı var. Dünya halklarının büyük kısmı da açlık ve sefalet içindedir. Bu zulümlerin sorumluları kimler. Irak’a, Suriye’ye, Libya’ya, Afganistan’a bakalım. Hep aynı acılar var. Buna karşılık emperyalist Batı’da aynı aç gözlülük var. Eğer insanlar açlıktan ölüyorsa bu insanlık suçudur. Bunun sorumlusu da dünyaya şekil veren Batılı devletlerdir. Geçtiğimiz asırda dünyayı Batılılar dizayn etti. Dünya coğrafyasının büyük bölümü Batılı devletler tarafından işgal edildi. Günümüzde de bu işgaller hız kesmeden devam ediyor. Batılı ülkeler, kendilerinin oluşturduğu DAEŞ terör örgütünün yaptıklarıyla İslam’ı tehdit altına sokmaktadırlar. Dünya yeni bir ışık, yeni bir kurtuluş, hak ve adalet merkezli yeni bir düzen aramaktadır. Açlık, ölüm ve korku ile eşleşen Batı medeniyeti sorunları çözemedi ve çözemiyor. Batı medeniyeti dünyaya hep sorun getirdi. İslam tarih boyunca ulaştığı yerlere barış, adalet götürmüştür. Bu sorumluluk duygusu içinde barış medeniyeti olan İslam medeniyetini yeniden tesis edeceğiz. Bu da ancak Müslümanların birlik ve beraberliği ile sağlanabilir” dedi.

KAMALAK: MUHAKKAK İSLAM BİRLİĞİ VE ADİL BİR DÜZEN KURULACAK

mustafa kamalakMüslüman ülkelerin içerisinde bulunduğu kötü şartlara rağmen İslam birliği fikrinin gerçekleşebileceğini söyleyen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Küresel emperyalistlerin silahlarının etkinliği Müslümanların üzerinde denenmektedir. Dünyanın son bir asırdır kanayan yarası olan 5 bölgesinde Müslümanlar yaşamaktadır. Müslüman devletlerin, devlet adamlarının bu zilletlerden kurtulmak için herhangi bir çabalarının olmaması ise daha vahimdir. Sorun ortadadır ve çözüm beklemektedir. Dünyanın en fazla demokrasi ihraç eden ülkeleri ile en fazla silah satan ülkeleri aynıdır” şeklinde konuştu. Öte yandan “İslam coğrafyası yağmalanırken, milyonlarca kardeşimiz yerinden yurdundan edilirken, Müslüman ülkeler parçalanırken bizler ne yapıyoruz” diye soran Kamalak, “Çözüm için aksiyon lazım. Gözyaşlarımız Filistin’e atılan fosfor bombalarını engellemeye yetmiyor. Önemli olan ne hissettiğimiz değil ne yaptığımızdır. Hiç kimse Müslüman ülkelerin dağınıklığından dolayı İslam birliği kurulmayacak sanmasın. Muhakkak İslam birliği ve adil bir düzen kurulacak” dedi.

HÜSEYİN: MISIR’DA İHVAN’A YÖNELİK YARGILAMALAR HUKUKSUZ

mahmut hüseyin (1)Mısır Müslüman Kardeşler Teşkilatı Genel Sekreteri Mahmud Hüseyin, “İslam dini tüm insanlara saadet getiriyor. İslam, dünyaya bir fenerdir aslında. Ama bu ne yazık ki günümüzde olmuyor. Çünkü Müslümanlar param parça vaziyette. Buna bazen kendi hatalarımız bazen de başka güçler neden olabiliyor. Mısır’da, Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta ve birçok Müslüman ülkelerde görmekteyiz ki, devlet başkanları kendi iktidarları için despot bir yönetimi meşru görmektedir. Batılı ülke ve kurumlar, insan haklarına yönelik çağrı yapıyorlar. Ama  ne yazık ki bunu Mısır’da göremiyoruz. Mısır’daki İhvan üyelerine yönelik yargılamalar hukuk dışı ve insan haklarına aykırıdır. Ama inanıyoruz ki kendi emeklerimizle Mısır’daki despot yönetimi göndereceğiz.”

EŞ-ŞEYHİ: ERBAKAN HOCA MÜSLÜMANLARI BİRLEŞTİREBİLEN BİR LİDERDİ

Fas Islah ve Tevhid Hareketi Başkanı Abdurrahim Eş-Şeyhi, “İslam dini her zaman en iyisi ve en doğrusudur. Sadece Müslümanlara değil tüm insanlığa hidayet veren bir dindir. Bizim dinimiz, Allah’ın tüm insanlara rahmet gönderdiği bir dindir. Müslüman topluluklarımızla ilişkilerimizi artırmalı ve doğru adımlar atmalıyız. İlk olarak ülkelerimiz kendi iç bütünlüğünü sağlamalı ve tam bağımsız kararlar alacak düzeye gelmelidir. Daha sonra da tüm Müslüman ülkeler bir araya gelip birlik olduğunda büyük bir güç ortaya çıkacaktır. Bu çok zor değil aslında. Tüm Müslüman ülkeleri ortak değerde bir araya getirecek bir sistem kurmalıyız. Erbakan hocanın bu birleştirme konusunda büyük emekleri olmuştu.”

TAKRURİ: MÜSLÜMAN ÜLKELER OLARAK BİR ARAYA GELMELİYİZ

nawaf takruriFilistin’den katılan Hamas temsilcisi Dr. Nawaf Takruri, “Filistin, ümmetin meselesidir. Köleleşmiş halklar hiçbir şekilde mukaddesatlarına özgürlük sağlayamazlar. Ümmet bir uykudadır. Ümmetin uykudan kalkması için birilerinin kendisini bu yolda feda etmesi gerekmektedir. Sürekli düşmanların yaptığı hilelerden bahsediyoruz ancak bizler çoğu zaman İslam birliğinin oluşamamasına sebep olabiliyoruz. 50’den fazla Müslüman ülkedeki cemaat ve siyasi partilere baktığımızda, onların birleşebileceğini söylüyoruz. Ama her cemaat ve siyasi parti ellerindeki imkanı tek çatı altında toplamaya pek yanaşmıyor. Müslümanlar, ellerindeki tüm imkanı ortak bir platformda birleştirmeli ve büyük güç haline gelmelidir. Birlik olduğumuzda aramızdaki ihtilaflarımız basittir.”

USLU: TEL ÖRGÜLER SORUNLARDAN UZAK TUTMAYA YETMEZ

Çorum Milletvekili Salim Uslu, “Dünyada İslamofobinin arttığı bir dönemde böyle bir toplantıların İstanbul’da yapılması önemlidir. Onlarca krizle karşı karşıyayız. Sınırlar, tel örgüler bizi sorunlardan uzak tutmaya yetmez. Sahillere vuran çocuk bedenleri bizlere önemli dersler vermektedir. 5 milyondan fazla Suriyeli ülkesi dışına çıkmış ve mülteci olarak yaşamaktadır. Bu meselede dünya başarısız olmuştur.”

WALİD: SURİYE HALKI BÜYÜK BEDEL ÖDEDİ

muhammed hikmat walidSuriye İhvan Teşkilatı Başkanı Dr. Muhammed Hikmat Walid, “Suriye en zor şartlardan geçmektedir. Suriye’de şu an da bir çatışma yaşanıyor. Başlangıçta devrimin hiçbir planlayıcısı yoktu. Sadece despot yönetime karşı bir haykırıştı, ayaklanmaydı. 400 binden fazla insan öldü. Suriye’nin nüfusu 23 milyondu. Şu an 12 milyon Suriyeli ülkesini terk etmiş durumda. Suriye’nin bölünmesi çağrısı yapanlar var. Biz onlardan uzak duruyoruz. Suriye halkı büyük bedeller ödemektedir. Türkiye, Suriye halkın kucak açtı. 3 milyon Suriyeli şu an Türkiye’de yaşıyor. Bundan dolayı Türkiye’ye teşekkür ediyoruz.”

MÜNASARA: ERBAKAN HOCANIN FİKİRLERİNİ HAYATA GERÇİRMELİYİZ

abdulmecit munasaraCezayir Değişim Cephesi Partisi Genel Başkanı Abdulmecit Münasara, “Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı’yı parçaladılar ve Müslümanların birlik olmasını engellediler. Müslümanlara etnik milliyetçilik aşıladılar ve halkları birbirine düşürdüler. Emperyalist Batı ülkeleri, bizim doğal zenginliklerimizi sömürdüler ve kardeşlerimizi öldürdüler. Değişmeyecek tek gerçek, Batı ülkelerinden bize hiçbir zaman hayır gelmeyeceğidir. Onlar hep kendi çıkarları için çalışıyorlar. Kendi içimizde, başkalarına başvurmadan çözüm bulmalıyız. Batılılar askeri güçleri kullanıp ülkelerimizde darbe yaptırabiliyorlar. Halkın çıkarına olan her şeye zıt düşüyorlar. Erbakan Hocanın verdiği düşünceler çok önemli. Bizim o fikirleri hayata geçirmeliyiz. Eğer bu fikri uygulayabilirsek, Müslümanlar olarak güçlü olacağız.”

EL-HASAN: BATI’NIN KURDUĞU TUZAKLARI GÖRMELİYİZ

Sudan İslam Hareketi Partisi Genel Sekreteri Zubeyr el-Hasan, “Batı, tüm gücüyle bizlere saldırıyor. Bunun için bizler kendi gücümüzle buna karşı koymalıyız. Ulusal bir diyalog içerisinde muhaliflerle de işbirliği yapılarak birlik olunabilir. Sudan’daki olayları bertaraf ederek, Batı’nın bize kurduğu tuzakları görerek Müslümanların bir araya gelmesi gerekiyor. Biz Sudan’da siyasi gruplar ve İslami cemaatlerle diyalog içindeyiz. Sünni olsun, Şii olsun mutlaka bir arada olmamız gerekiyor. Batı da buna karşı saldırıya geçecektir ama bizler de bunun önlemini almalıyız.”

İSLAM: LİDERLERİMİZ HUKUSUZ İDAM EDİLİYOR

nurul islamBangladeş’te Cemaat-i İslami liderlerinin idam edildiğini ve hükümetin sürekli baskılarına maruz kaldıklarını ifade eden Bangladeş Cemaat-i İslami Temsilcisi Nurul İslam, “Liderlerimiz, hükümetin hukuksuz uygulamaları nedeniyle tutuklanıyor ve idam ediliyor. Üzerimizde büyük bir baskı kuruldu. Ama biz direnç gösteriyoruz. Biz kilometrelerce uzakta olan kardeşlerini unutmayan Türkiye’deki kardeşlerimize de teşekkür ediyoruz. Biliyoruz ki, binlerce noktada Bangladeşli Müslümanlara dua ediyorlar. Yaşanılan zulümleri gündeme getiriyorlar. Yakın gelecekte daha güzel günleri ümit ediyoruz.”

ŞAFİ: NİJERYA’DA İSLAMİ KURULUŞLAR ARASINDA ANLAŞMAZLIK VAR

Nijerya Müslüman Kardeşler Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şeyh Zikrullah Şafi, “Nijerya’da İslami kuruluşlar arasında bir anlaşmazlık var. Şebab hareketnin fikirleri de toplumda kabul görmeye başlıyor. Müslümanlar bir çatı altında bir araya gelmediği sürece ortaya caydırıcı bir güçte çıkmayacaktır. KIsa sürede fikirden uygulamaya geçmeliyiz. Müslümanlar olarak ortak paydada bşir araya gelip içiande bulunduğumuz problemleri çözmeliyiz.”

KÖYLÜ: ÇÖZÜMÜ KENDİ İÇİMİZDE BULABİLİRİZ

mustafa köylüİstanbul’da yapılan Dünya İnsani Zirvesi’ni değerlendiren Cansuyu Genel Başkanı Mustafa Köylü, “Dünyayı kana bulayan, teröristlere destek veren insanların, gelipte insanın gözüne baka baka insanlıktan bahsetmesi gerçekten insanları ahmak yerine koymaktır. Dünya İnsani Zirvesi’nin sonuç bildirisinde, İnsani yardımların küresel sisteme entegre olarak yapılması kararı çıktı. İnsanlığı bu hale getiren, emperyalist sistemi getiren bu küresel sistem dediğimiz sistem değil mi? Dünyada problemler oluşturan ve kendilerine dünyaynın egemenleri diyen AB, NATO, BM gibi kurumlardan Müslümanlara asla ve asla fayda gelmeyecektir. Peki çözüm nerede? Çözüm biz Müslümanlarız. Batı, sanki birşey yapacakmış gibi konuşurlar ama bizim meselelerimize faydalı çözüm sunmazlar.”

ARSLAN: ERBAKAN HOCAMIZ BÜYÜK ÇIĞIR AÇTI

mahmut arslan (2)HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, “Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın katkılarıyla kurulmuş olan Hak-İş 40. yılını kutluyor. Hak-İş bir emek örgütüdür. Bugün burada bulunmamızın sebebi, İslam ülkelerinin gelişiminde nasıl rol alabileceğimiz düşüncesidir. Burada atılacak adımlar, yarınlarımız için önemlidir. İslam birliği etrafında olacak çalışmaları desteklersek daha çok yol alabiliriz. HAK-İŞ olarak 50 ülkede işbirliği anlaşamaları yaptık. Ama ne yazık ki İslam ülkelerinde bağımsız sendikacılık göremiyoruz. Onun için biz onlarla neyi konuşup ne yapabileceğiz. İslam’ın temeli sivil bir harekettir. Sİvil topluma, sendikal hareketlere önem verelim. Erbakan Hocamızın ne kadar büyük çığır açtığını görüyoruz. 30 yıl önce söyledikleriyle bugünü anlattığını görüyoruz. Bu vesile ile Erbakan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyorum.”

YALÇIN: ERBAKAN HOCAMIZ BU KÜRESEL SİSTEMİ YILLAR ÖNCE GÖRDÜ

ali yalçınMemur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “İslam ülkeleri ortak pazarı gerçekleşemeden, Müslüman toplulukların ortak para birimi bir olmadan işmiz kolay değil. Memur-Sen ailesi ümmet bilincinin hakim kılınması yolunda emek gösteren bir konferderasyondur. Dünyada örülmüş bir küresel sistem var. Erbakan Hocamız bu küresel sistemi gördüğü için hareket ediyordu. Yurtdışındaki temaslarımızda bu küresel örgütün, emek sendikalarında da var olduğunu gördük. Küresel sistem nasıl ki, petrol zengini olan yerlere demokrasi götürüyorsa diğer ülkelere de ahaksızlığı empoze ediyor. Bulunduğunuz yerdeki emek örgütüyle muhakkak diyalog içinde olunuz. 28 Şubat sürecinde nasıl ki Erbakan Hoca’ya emek örgütleri üzerinden operasyon çektilerse aynı durum birgün sizin de başınıza gelebeilir. Onun için kendi emek örgütlerinizi kurabilirsiniz.”

ASİLTÜRK: MÜSLÜMANLAR, MÜSLÜMANCA YAŞAMIYOR

oğuzhan asiltürkSaadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, “Allah’ın kitabında hepimizin bildiği ancak birçoğunun uygulamada hassasiyet göstermediği bir tespit var. Allah, ‘müminler kardeştir’ buyuruyor. Ayetsin devamında ‘o kardeşlerinizin arasını düzeltin…’ disyor. Bunu nasıl yapacağımız konusunda Peygamberimiz buyuruyor ki, ‘mümin müminin aynasıdır.’ Müslümanlar Müslümalığın ölçülerini kaybetmiş neredeyse. Namaz kılarız, oruç tutarız, Hacca gideriz… Allah’ın emirleri. 60’a yakın Müslüman ülke var. Bu ülkelerde Allah’ın emir ve yasaklarına tam uyan bir yönetim var mı? Bazı ülkeler demokratik olmakla övünüyorlar. İslami şuurda olan bazı insanların devlet yönetimine geçtikten sonra değiştiklerine de şahit oluyoruz. Bir ülkeden ceza kanunu kopya edip almışlar. Uygulamaya başlamışlar. Medeni kanunu da başka bir ülkeden almışlar. Peki o ülkede Müslümanca uygulama nerede kalmış. O ülkede Müslümanca yaşama sadece öldükten sonra cenaze işlemlerine kalmış. Böyle çok ülke var. Kendilerinden ümit beklediğimiz birçok siyasetçi çıkıpta demokrasiydi, laiklikti falandı diye konuşmaya başladı.”

KARAMOLLAOĞLU: KENDİ PROBLEMLERİMİZİ ÇÖZMEK İÇİN BATI’DAN YARDIM İSTEMEMELİYİZ

temel karamollaoğluYenilmişlik Psikolojisinden nasıl kurtulacağız? sorusuna cevap aranan “Psikolojik Boyut” başlıklı oturumda konuşan ESAM Genel Başkan Yardımcısı Temel Karamollaoğlu, “Dünyanın hiçbir yerinde huzur yok. Özellikle de İslam coğrafyasında. Psikolojik yönden kendimizi mağlup olmuş hissediyoruz. Ahlaki ve manevi değerlerimizi ihya edemiyoruz. Bugüne kadar mücadele etiğimiz ülkelerin sosyal yapısına bürünüyoruz. Adalet kayboldu. Ekonomik yönden ise tümden perişan haldeyiz. Belki de ayağa kalkamamızın temel sebeplerinden birisi ekonomik veya sanayi teknolojisindeki geri kalmışlığımızdır. Siyaset maalesef bu gerilemenin etkisinde kalıyor ve bizi tahrip etmek isteyen güçlerin kontrolüne giriyor. Her ne olursa olsun biz kendi problemlerimizi çözerken hasım olarak kabul ettiğimiz ülkelerden yardım istememeliyiz. İslam birliği mutlaka sağlanmalı. Ancak bunu sağladıktan sonra her ülkenin kendi ayakları üzerinde duracağı kadar sanayiye dayalı bir şekilde güçlenmiş bir duruma gelmeliyiz. Dünyada güçlü iseniz istediğinizi yaptırabilirsiniz. Zayıf iseniz mazlum olursunuz” dedi.

BİLAL: İSRAİL’LE YAŞAMAKTANSA İRAN’LA YAŞAMANIN YOLLARINA BAKMALIYIZ

allan bilalMüslüman Topluluklar Birliği Üyesi Allan Bilal, “Son dönemlerde direnişçi gruplardan çok fazla hezimete uğrayan bir İsrail var. İsrail, Lübnan’da Hizbullah’a ve Gazze’de Hamas’a karşı mağlup olmuştur. İsrail’le işbirliği yapan herkes yanlış yapıyor. İsrail zayıf bir ülke. Ayrıca İsrail işbirliği yaptığı ülkeleri kendi menfaatine kullanıyor. Bizim mezhepsel yükümlülükleri ortadan kaldıracak br görevimiz yok. İsrail’le yaşamaktansa İran’la yaşamanın yollarına bakmalıyız. Biz kendi aramızda neden barış içinde yaşamayalım ki. Bu gerçeğin mutlaka bilinmesi gerek. İran etkili bir ülke. Muhakkak aramızdaki sorunlara çözüm bulmalıyız. Yemen’de neden şii-sünni eksensinde çatışma olsun. Aslında her iki grupa bir araya gelip çatışmaya son vermeli.”

SOUGHİ: MEDYADAN UZAK KALDIK

Lİbya Müslüman Kardeşler Teşkilatı Başkanı Ahmed al-Soughi, “İslam dünyası özellikle medyadan uzak durdu ve medya gücümüz kayboldu. Biz medyaya önem vermemişiz. Yapıcı br medyaya, güçlü bir medyaya önem verilmeli. Biz bu alanı boş bıraktık ve medya, insanları isetediği gibi yönetti. Biz kendi hedefimize uzak kaldık, onlar  ise hedeflerine yakın oldular. Medya her eve giriyor. Buna özel bir önem vermeliyiz.

BAYRAKTAR: SÜNNİ VE ŞİİLER ABD’NİN OYUNUNA GELİYOR

enver bayraktarIrak Adalet Partisi Genel Başkanı Enver Bayraktar, “Bir İslam düşüncesi, felsefesi hiçbir zaman saldırıya ya da öldürmeye fetva vermemiştir. Arakan’da, Suriye’de Müslümanlar ölüyor. Bzizler Müslümanlar olarak Kur’an-ı bir tarafta bırakmışız. İçinde neler yazdığını düşünmez hale geldik. Birçok farklı gruplar ortaya çıktı. Onlar Müslüman gençlerin beyinleri yıkıyor ve İslam’ı temsil ettiklerini söyleyip kelle kesiyorlar. Tabiki bunun arkasında İsrail’in ve ABD’nin de olduğunu düşünüyoruz.  Irak’ta maalesef mezhepsel bir çatışma var. Dış güçler Irak’ta fitne tohumları ekti. Sünni ve Şiiler ise bu oyuna geldiler.”

SAİBU: BİRLİK OLAMADIĞIMIZ İÇİN BU HALDEYİZ

imam abdullahi audu saibuNijerya İslam Teşkilatları Başkanı İmam Abdullahi Audu Saibu, “Dünya üzerinde 7 milyarın üzerinde insan var. Bu 7 milyarın içerisinde 1,5 milyarı aşkın Müslüman nüfusu var. Çok sayıda kaynağa sahip bir ümmetiz. Fakat tüm bu kaynaklara rağmen dünya üzerinde kaynaklarına en fazla mahrum kalan topluluk da biziz. Biz büyük bir aileyiz. Fakat bir arada yaşayamıyoruz. Etrafımız düşmanlarla sarılı ve düşmanlarımız işbirliği içerisinde. Biz ise birbirimizden kopuk yaşıyoruz. Biz birlik olamadığımız için bu haldeyiz. Mevcut durumumuzu her ne olursa olsun değiştirmeliyiz. Geleceğimizi inşa etmek için İslam ümmetinin gücünü ve enerjisini birliğimiz için harcamalaıyız.”

HAŞİMİ: ÇATIŞMALARIN DURMASI ÇAĞRISI YAPMALIYIZ

esam müslüman kongre (9)“Ahlaki ve Sosyal Boyut” başlıklı oturumda konuşan Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay, İslam dünyasında sürekli kan ve gözyaşı aktığını belirterek, “ıslah konusunda neler yapılabileceğini sorgulamalıyız” dedi. İran Davet ve Islah Cemiyeti Başkanı Seyid Ahmed Haşimi, “Özellikle Arap baharı sonrası bölgede İslam dünyasını hedef alan çatışmalar yaşanmakta. Bölgedeki gerilimin düşürülmesi gerekiyor. Kendimizi özeleştiri yapmamız gerekiyor. Davet ve Islah Cemiyeti olarak İran’da yaptığımız çalışamalarda tüm sivil toplum kruluşu üyeleriyle bir araya gelip diyalog kuruyoruz. Çatışmaların durması çağrısı yapmalıyız. Şiddet şiddeti doğurur” ifadelerini kullandı.

MUSTAFA: MEZHEPÇİLİK ÜZERİNDEN BİRBİRİNE DÜŞÜRÜYOR

ahmed farid mustafaSuudi Arabistan İslam Okulları kurucusu Prof. Dr. Ahmed Farid Mustafa, “Batı, despotizm, etnik ve mezhepler üzerinden halkları birbirine düşürüyor. Emperyalistler, her zaman kendi çıkarlarını sağlayacak despot yönetimleri korur. Tabi bunu yaparken de o ülkelerdeki maddi kaynakları sömürür. Batı’nın son dönemde uygulamış olduğu modern emperyalizmdir bu. Özellikle Müslüman ülkeler arasındaki para biriminin ortak olması, ortak pazar kurulması, İslam ülkeleri arasında birlik oluşturması gibi fikirler birleştirici ve olması gereken adımlardır.”

 

ERSOY: BATI, KENDİ MENFAATİNİ ÖNDE TUTUYOR

ESAM Genel Başkan Yardımcısı Arif Ersoy, “Hak ve özgürlükleri Batı, kendi menfaatlerine göre dizayn etmektedirler. Çıkıp eşitlikten, adaletten bahsediyorlar. Ancak bunu hiçbir zaman uygulamıyorlar. Bugünkü Batı medeniyeti, eski Roma, eski Mısır medeniyetinin devamıdır. Onlar sürekli hile üretirler. Bizim medeniyetimizin önderleri tevdit ve adalete iman etmiş ilim adamları bir araya gelerek Kur’an-ı merkez alarak sorunlara çözüm üreteceklerdir.”

 LAOUAR: DİKTATÖRLÜKLERDEN DEMOKRASİYE GEÇMELİYİZ

Cezayir Toplumsal Barış Hareketi Temsilcisi Dr. Naam Laouar, “İslam dünyası Demokratik bir sürece geçmemiz gerekir. Demokrasiyle diktatörlük arasında bir geçiş yapmalıyız. Ülkenin adı ne solursa olsun işimize yarayan birşeyler var ise onları alabiliriz. İslam alemini oluşturan ülkeler zengindir ve bu zenginlik tüm fikirlerimizi hayata geçirmemizi sağlayabilir.”

WAKAR UDDİN: ARAKAN MÜSLÜMANLARI 64 YILDIR ZULÜM GÖRÜYOR

Arakan-Rohingya Derneği Başkanı Wakar Uddin, “Arakan Müslümanlarına soykırım yapılmaktadır. Arakan’da Müslümanların evlenme hakkı, sağlık hakkı, mülk edinme hakkı hatta kimlik edinme hakları bile ellerinden alındı. 1952 yılından bu yana Arakan Müslümanları haksız uygulamalara maruz kalıyoruz. Bunlar özellikle aşırı Budistler tarafından yapılıyor. Burma hükümetinin bizi ikinci sınıf vatandaş olarak görmesi uzun dönemlere dayanıyor. Müslümanların zulümden kurtulması için uluslararası alanda çalışmalar yaptık.  Burma hkümeti bizim bütün çalışmalarımızı görmezden geldi ve hiçbir olumlu adım atmadı. Ayrıca Müslümanlara yönelik baskıcı uygulamalarına da devam etti.  Yeni Burma hükümetinin bizim problemlerimizin çözülmesi noktasında bazı adımlar atacağını tahmin ediyoruz.”

İLYAS: ERDOĞAN MÜSLÜMANLARIN LİDERİDİR

syed qasım rasoolılyas

Hindistan Refah Partisi Genel Başkanı Syed Qasım Rasool İlyas, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Müslümanların lideridir. Sanıyorum ki, Türkiye eskiden olduğu gibi İslam dünyasının lideri olmak istiyor. Hindistan Müslümanları, hilafet hareketi başlattılar. Hilafeti tekrar getirmek için. Hindistan, 1,5 milyar insanın yaşadığı bir ülke ve önemli bir demokrasiye sahip. Her 5 yılda bir parlamento seçimleri yapıyoruz. Bölgesel meclis üyelerini seçiyoruz. Anayasamız var. İnsan hakları ve ifade özgürüğü bizim ülkemizde mevcut. Hindistan’da yaşayan Müslümanlar toplam nüfusun yüzde 16’sını temsil ediyor. Bu da demek oluyor ki Hindistan ikinci bir Endenozya’dır. Hindistan Müslümanlarının çoğu bağımsızlıktan sonra Pakistan’a geçmişlerdi. Bu bölünmenin sonucunda Hindistan’da birçok problem yaşadık ve sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Hindistan Müslümanları, bu bölünmenin karşılığında ağır bedeller ödedi. Son 68 yıldır kendi haklarını kazanmak için mücadele veriyoruz. Eğitim kurumlarını tekrar canlandırmak için çalışıyoruz.”

HÜSEYİN: EGEMEN ÜLKELER HALA SÖMÜRÜYOR

salih mahmut osman hüseyinEritre İslam Partisi Genel Başkanı Salih Muhammed Osman Hüseyin, “Enerji hattının yüzde 60’ı bizim bölgeden geçmektedir. Yeraltı kaynaklarına sahibiz. Egemen ülkeler bugün bile kolonyal sömürgeci anlayışla bizim .topraklarımıza göz dikmişlerdir. Eritre ve Etiyopya ABD ve İsrail’in göz diktiği yerlerdir. Eritreli mülteci sayısı Suriyelilerden sonra sonra gelmektedir.”

YILMAZ: MÜSLÜMANLAR KENDİ MEDYASINI KURMALI

Milli Gazete Ankara Temsilcisi Mustafa Yılmaz, “Parayı, medyayı ve bilgiyi kontrol eden toplumu yönetir. mustafa yılmazSadece ABD’de yaşayan Yahudi nüfusu yüzde 3’tür. Ama medyanın yüzde 65’ine sahipler. Dolayısıyla ABD halkının büyük bölümü Hamas’ı terörist olarak görüyor. Müslümanlar kendi haber kanallarını, kendi sosyal medyalarını ve kendi iletişim araçlarını kurmak zorundadır. Erbakan Hoca, araba motoru üzerinde çok mücadele verdi. Ama araba motoru yarışı geride kaldı. Artık internette arama motoru yarışı başladı. ABD’nin google’na karşı Rusya yandex ile yarışıyor. Biz de Müslümanlar olarak kendi arama motorlarımızı hayata geçirmeliyiz. Bunu yapacak gücümüz var. Bugün facebbok’un da, google’un da, apple’ın dea yazılımını yapan Hindistanlı  Müslüman çocuklardır. Bizler o Müslüman çocuklarımıza gerekli imkanı sağlayıp kendi teknolojimizi gerçekleştirmeliyiz.”

KOTOKO: MÜSLÜMANLAR HAKKINDA GERÇEĞİ YANSITAN MEDYA YOK

osman ahmed kotokoKamerun İnsani Yardım Kuruluşu Genel Başkanı Osman Ahmed Kotoko, “Müslümanlar her ne yerde yaşarlarsa yaşasınlar, güvenlikten uzak bölgelerde yaşıyorlar. Pakistan’da, Afganistan’da, Somali’de, Çad’da, Burma’da, Moritanya’da yaşanan çatışmaların aktörleri genelde Müslümanlar oluyor. Şii-Sünni ekseninde gibi. Nijerya’da Boko Haram 30 bin insanı öldürdü. Bütün öldürülenler de Müslüman. Bu sorunların çözümünde bazı ekonomik önlemler alınmalı. Dünyada Müslümanlar hakkındaki olayları gerçek bir şekilde yansıtan haber verme araçlarımız maalesef yok. Sivil toplum kuruluşları, Anadolu Ajansı ile işbirliği yaparak belki bunu kısmen başarabilirler. Batılı medya, toplumu istediği gibi yönlendirebilmektedir.”

RAİMİ: ORTAK BİR MEDYA KURMALIYIZ

lukman raımıNijerya Müslüman Kongresi Başkanı Lukman Raimi, “Küresel medyada Müslümanlar olarak kendimizi geliştirmeliyiz. Batılı medya kuruluşları, İslam’ı terörle yan yana koyup İslamofobi oluşturuyor. Medya şu anda dinler araszı savaş yapıyor. Karanlıkla aydınlık arasında savaş yürütüyor. Biz Müsümanlar olarak bu savaşta birlikte davranabilirsek başarılı olabiliriz. Müslüman dünyasında mega medya projesi gerçekleştirmemiz lazım. CNN’e benzer bir sistem kurmalıyız. İnsan kaynağımızı kullanıp bir an önce hayata geçirmeliyiz.  Ve bu medya projesini hükümetlerden bağımsız gerçekleştirmeliyiz.”

MUSLİH: ÇATIŞMALARDAN UZAK DURMALIYIZ

Afganistan Cemaat-i İslami Başkanı Seyid Abdul Hafız Muslih, “Müslüman hareketler mutlaka dayanışma içerisinde olmalı. Saadet Partisi’ne teşekkür ediyorum. Dünyadaki Müslüman siyasi partileri bir araya getiriyor. İslami hareketler kendi ülkelerinin kalkınmasını yapabilir. Liderimiz Erbakan Hoca’nın ortak pazar projesi çok önemliydi. Kendimize çeki düzen vermeliyiz. Mezhepsel çatışmalardan uzak durmalıyız.”

BOOTH: ALLAH TÜRKİYE’Yİ BİZLERE LİDER KILSIN

Lauren Booth

İngiltere’nin eski Başbakanı Tony Blair’in İslam’ı seçen baldızı Looren Booth Sarah, “Nijerya’de binlerce insan katledildi. Rohingya’daki kardeşlerimiz kendi hakları için mücadele veriyorlar. Ama bu durum ana akım medyada yer bulamıyor. Filistin’deki kardeşlerimizin özgürlük mücadelesini de Avrupa’daki medyada göremiyoruz. Barış içinde olan Müslüman bir ülke bulmak neredeyse imkansız. Bu bağlamda Türkiye en iyi yerde. Allah Türkiye’yi korusun ve Türkiye’yi bizlere lider kılsın. Siz ve benim gibi 1,6 milyar Müslüman, Batı’nın Müslümanlara karşı izlediği kötü tavrından memnun değil. Batı medyasında, Müslümanların aleyhindeki haberler özellikle ön plana çıkarılıyor. Müslüman olarak o ülkelerde yaşamak gerçekten çok zor. Özellikle kadınlara yönelik saldırganlık içeren haberlere karşı, Batılı liderlerin herhangi bir tepki gelmiyor. Biz nefretin değil, barış ve sevginin temsilcisiyiz. Biz nefret dilini kullanmıyoruz. Allah bize verdiği din ile çok büyük bir nimet vermiş. Bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. İleride Müslümanların daha iyi konumlara geleceğine inanıyorum. Bunun için Allah’a dua ediyorum.”

ABDULKADİR: SAVAŞTAN EN FAZLA KADINLAR ETKİLENİYOR

Nimota Qayemi AbdulkadirNijerya el-Müminat Teşkilatı Başkanı Nimota Qayemi Abdulkadir, “Bizler ne yazık ki kadınlar olarak hayattan uzaklaştırıldık. Dünyanın her tarafında kadınlar ve çocuklar savaşlardan en çok etkilenen kesim.  Aile kurumunu koruyamadık, çocuklarımızı koruyamadık. Nijerya’da aşırı örgütlerin kadınlara yönelik kaçırma, alıkoyma hadiseleri yoğunlukla yaşanıyor. Ülkemizde tesettürden, diğer konulara kadar birçok konuda baskı altında yaşıyoruz. Tesettürümüz bizim kendi kimliğimizi ortaya koyabilmemiz için en önemli aracımız. Fakat bu kimlik yok edilmeye çalışılıyor.”

İBRAHİM: MÜSLÜMAN MÜSLÜMANLA SAVAŞIR HALE GELDİ

Hacı murat ibrahimMoro İslami Kurtuluş Partisi Genel Başkanı Dr. Hacı Murad İbrahim, “Ümmetin problemlerini onlarca yıldır tartışıyoruz ama bir şeyler düzeleceğine daha da kötüye gidiyor. Müslüman cemaatler azınlık olarak yaşadıkları yerlerde büyük problemlerle karşılaşıyorlar. Tüm İslam dünyası içerisinde gerçekten çok büyük ve yıkıcı bir durumla karşı karşıyayız. Bunlardan da daha kötüsü sadece kâfirlerle savaşmıyoruz. Kâfirler tarafından teşvik edilen bazı Müslüman gruplarla da savaşıyoruz. Bütün problemlere bir çözüm bulmamız gerekiyor.”

MOMEN: BABAM DAVASINA EN UFAK BİR LEKE SÜRDÜRMEDİ

Nazib MomenGeçtiğimiz hafta Bangladeş hükümeti tarafından hukuksuzca idam edilen Bangladeş Cemaat-i İslami Partisi Genel Başkanı Moutir Rahman Nizami’nin oğlu Nazib Momen, “Babam popüler bir politikacı idi. Ülkenin her köşesini gezdi, insanlara yardım yaptı ve iki dönem parlamenter seçildi. Bakanlık yaptı. İslam’ın temsil edilmesi noktasında çalıştı. İslami harekete karşı tehditlerin karşısında nasıl hareket edilmesi gerektiği yönünde dava arkadaşlarını eğitti. Bakanlık yaptığı dönemde yolsuzluğa yeltenmedi. Başarılı bir bakanlık yaptı. Davasına en ufak bir leke sürdürmedi. Babam, 11 Eylül saldırıları sonrasında her ne kadar demokratik olursa olsun, her ne kadar özgürlükçü yaklaşılırsa yaklaşılsın bundan sonra İslam aleyhinde büyük hareketlerin başlayacağını söylemişti.”

BAŞA: ÖLEN HEP MÜSLÜMANLAR OLUYOR

ali başaSomali Müslüman Kardeşler Partisi Başkanı Ali Başa, “Somali’deki, Eritre’deki, Etiyopya’daki gençler Avrupa’ya göç etmek için canlarını riske atıyorlar. Denizden Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Somalili 400 gencimiz denizde öldü. İnsanlar ülkelerindeki çatışmalarda ölmektense denizde ölmeyi tercih eder hale geldiler. Avrupa’ya ulaşan gençlerimiz, ülkesindeki ümitsizliği gittikleri Avrupa ülkelerinde de görüyorlar. Gençlerimiz ya ülkelerindeki çatışmada ölmekte, ya denizde boğulmakta ya da gittikleri Avrupa ülkelerinden Somali’ye geri döndüklerinde canlı bomba olabilmekteler. Bunu açıklamak çok zor. Hristiyanların gençleri hiçbir zaman göç edip ölmüyor. Ölen hep Müslümanlar oluyor. Mesela Doğu Afrika’daki Hristiyanlar Avrupa’ya göç etmiyor. O gençlerimizin hayatlarını yoluna koymaları için yardımcı olmamız gerekiyor.”

İslam dünyasının problemlerine çözüm deklarasyonu

esam sonuç

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) tarafından bu yıl 25’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi’nin son gününde yapılan oturumların ardından sonuç deklarasyonu açıklandı.

ESAM Genel Başkanı Recai Kutan’ın okuduğu “Çare Var” adlı sonuç deklarasyonunda İslam dünyasının içinde bulunduğu problemler tespit edildi ve çözüm önerileri yer aldı.

İşte 25. Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kongresi deklarasyonu:

TERÖR SALDIRILARINI TEL’İN EDİYORUZ

Faili kim olursa olsun masum insanları hedef alan bütün terör saldırılarını şiddetle tel’in ediyoruz. İslam’ın ulvi prensiplerine göre masum bir canı katletmek bütün insanlığı katletmek gibidir. Kendi çıkar ve hedeflerine ulaşmak için terörü bir araç olarak kullanan ırkçı emperyalizme İslam’ın yüce ilke ve prensipleri asla onay vermez. Terör; kuvveti haklı olmanın nedeni kabul eden Batı uygarlığının ürünüdür. Batılılar hem terörü hem de terörün kullandığı öldürücü silahları üretmektedir. Bu çerçevede İslam Coğrafyasında yüz yıl önce Siyonist Sykes-Picot anlaşması, bugün Genişletilmiş Orta Doğu Projesi ile tekrar hayata geçirilmek istenmektedir. İslam ülkeleri liderleri bu gerçeği öngörmeli, Batı’nın İslam coğrafyasında uygulamaya koymak istediği “medeniyet içi çatışma” tezi ile İslam’a karşı İslam savaşı oluşturulması engellenmelidir.

İSLAMOFOBİA İNSANLIK SUÇUDUR

İslamofobia kin ve nefreti yaymaktadır; insanlık suçudur. İslamofobia Siyonizmin Müslümanlara yönelik bir kışkırtmasıdır. İslam dini başta olmak üzere dinlerin mukaddesatlarına yapılan hakaretler uluslararası hukukta bir nefret suçu olarak nitelendirilmelidir. Bu konuda çatışma değil, barış ve çözümü esas alan çabalar teşvik edilmelidir.

FİLİSTİN’DE IRKÇI EMPERYALİZMİN ZULMÜNÜ ŞİDDETLE KINIYORUZ

Filistin topraklarının işgali ve Mescid-i Aksa’daki insanlık zulmü sürmektedir. Mescid-i Aksa, tıpkı Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi gibi bütün Müslümanların mukaddes ortak değeridir. Mukaddes şehir Kudüs hiçbir şekilde Müslüman varlığından ayrı tutulamaz. Kudüs Muhafızı Raid Salah’a ve masum Filistinlilere yönelik ırkçı emperyalizmin despot tavrı ve zulmünü şiddetle kınıyoruz.

esam müslüman kongre (13)

MISIR’DA İHVAN YÖNETİCİLERİ SERBEST BIRAKILMALI

Mısır’da darbe yönetimi baskılarını sürdürmekte ve masum insanları temiz vicdanların kabul etmeyeceği haksız şekilde idama mahkûm etmektedir. 25. Müslüman Topluluklar Kongresi’ne katılan bütün delegeler Mısır’da haksız yere idama mahkum edilen Müslümanların bir an önce haklarının iade edilmesini beklemektedir.

BANGLADEŞ CEMAAT-İ İSLAMİ YÖNETİCİLERİNE İDAMI KINIYORUZ

Bangladeş’te Cemaati İslami’ye reva görülen baskı ve haksızlıklar ve buna bağlı olarak Motiur Rahman Nizami’nin ve Gulam Azzam, Abdülkadir Molla, Muhammed Kamaruzzaman, Ali İhsan Muhammed Mücahid’in idamlarını şiddetle kınıyoruz. Başta Başbakan Hasina olmak üzere yönetimin siyasi rakiplerine karşı uyguladığı zulümlerden vazgeçmesi temel hak ve hürriyetlerinin hemen iade edilmesi gerekmektedir.

TÜRKİYE, İRAN, PAKİSTAN ÇÖZÜM ÜRETMELİ

Libya, Somali, Yemen, Irak ve Suriye içindeki çatışmaların bir an önce son bulması, ülkelerin birlik ve bütünlüğünün korunması için bütün Müslümanların gayret göstermesi gerekmektedir. Türkiye, İran, Pakistan ve diğer İslam ülkeleri çözüm için gayret sarf etmeli, Müslüman ülkelerin bir araya gelerek kendi prensiplerinden hareketle çözüm üretmeleri gerekmektedir.

esam müslüman kongre (3)

KEŞMİR VE YUKARI KARABAĞ MESELELERİNE ÇÖZÜM ARANMALI

Keşmir ve Yukarı Karabağ meselesi, İslam dünyasının kronikleşmiş sorunlarından birisidir.  Bu son krizde başta İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı) olmak üzere, Türkiye, Türkmenistan, Kazakistan ve Pakistan’ın Keşmir ve Azerbaycan’dan yana koyduğu güçlü destek, İslam dünyasının bu tür krizlere kayıtsız kalmayacağının önemli göstergelerinden biri olarak görülmüştür. İslam dünyası bu süreci desteklemektedir.

KIBRIS MİLLİ DAVADIR

Kıbrıs, sadece Türkiye’nin değil, İslam dünyasının da bir meselesidir.  Kıbrıs Peygamber Efendimiz (sas)’in bize bir emanetidir. Kıbrıs, tüm İslam dünyasını içine alan milli bir davadır ve ondan vazgeçilemez.

KIRIM TATARLARI ANAVATANLARINDA HÜR YAŞAYABİLMELİ

Kırım Özerk Yönetiminin Rusya tarafından ilhakı kabul edilemez. Kırım Tatar Müslümanlarının kendi anavatanlarında hür bir şekilde yaşamaları sağlanmalıdır.

AFRİKA’DA EMPERYALİST POLİTİKALARA SON VERİLMELİ

Başta Orta Afrika olmak üzere tüm Afrika’da Müslümanlara yönelik saldırıların bir an önce son verilmesi için bütün kurum ve kuruluşlar harekete geçmelidir. Kuzey Sudan ve Güney Sudan arasındaki ihtilafların hakkaniyet ölçülerine göre çözülmesinde tarafların yapıcı rol oynamaları gerekmektedir. Başta Nijerya, Mali ve diğer Afrika ülkelerinde emperyalistlerin sömürgeci politikalarına son verilmelidir.

ARAKAN, NEPAL, MORO, DOĞU TÜRKİSTAN MÜSLÜMANLARINA SAHİP ÇIKILMALI

Arakan’da Müslümanların uğradığı soykırım şiddetle kınanmaktadır. İslam ülkeleri ve insan haklarından söz eden herkes çözüm konusunda harekete geçmelidir. Mayanmar’daki yeni hükümet Rohingya Müslümanların kimliklerinin tanınması ve temel insan haklarının iadesi bir an önce temin edilmelidir. Nepal’da Müslümanlara karşı uygulan baskı ve dayatmaların kaldırılması için İslam İşbirliği Teşkilatının gayret göstermesi tavsiye edilmektedir. Moro İslami Kurtuluş Cephesi(MILF) önderliğinde Filipinler hükümeti ile yürütülen barış süreci desteklenmeli, İslam ülkelerinden gerekli destek sağlanmalıdır. Çin’de Doğu Türkistan Müslümanları üzerindeki baskının kaldırılması gerekmektedir. Çin, bu meselenin başka ülkeler tarafından müdahale edilmesine izin vermemek için Çin’deki Müslümanların Çinlilerin sahip olduğu aynı haklara sahip olması gerekmektedir.

İSLAM ÜLKELERİ EKONOMİK ORTAKLIKLAR KURMALI

İslam ülkeleri ekonomik tam bağımsızlık için adil gelir dağılımını sağlamalıdır. İşsizlik problemini birlik halinde çözmelidir. Gerçek kalkınma için coğrafi ve beşeri kaynaklarımızı bir araya getirecek ortaklık sistemi geliştirilmeli ve hükümetlerin ekonomik entegrasyona dönük kalkınma politikaları teşvik edilmelidir. Uluslararası açlığı önlemek için kurulan Dünya Gıda Örgütü 70 yıldır açlığı önleyemedi. Bu başarısızlık tesadüfen olamaz. Küresel sistem çatışmacı karakterinden dolayı hiçbir insani problemi çözemez. Bu ancak yönetimde “Tevhid ve Adalet”, ekonomide ise “Hakça Paylaşım Düzeni” ile sağlanır.

ETNİK VE MEZHEPSEL ÇATIŞMALARA SON VERİLMELİ

İslam toplumları ancak devletler düzeyinde bir araya gelirse birlik mümkün olabilir. Irkçı emperyalizme karşı İslam dünyasının güçlü olması için daima birlikte hareket edilmesi gerekmektedir. İslam dünyasındaki yerel, etnik ve mezhepsel çatışmalar, emperyalist güçlerin İslam âleminin bir araya gelmesini engellediği fark edilerek durdurulabilir. Bu sayede, uluslararası sistemin, insan hakları, demokrasi, özgürlükler gibi kavramları Müslümanların aleyhine kullanılmasının önüne geçilmelidir.

2017’DE KADINLARA ÖZEL TOPLANTI KARARI

esam müslüman kongre (1)

Siyasal birikim ve fikri müktesebat açısından kadın olgusu, bir manevi kalkınma olgusu olarak, kurulmak istenen adalet, barış ve huzur getirecek yeni dünyanın organizasyon şemasında mutlaka yerini almalıdır. 2017 yılı Uluslararası Müslüman Topluluklar Birliği Kadın Kuruluşları toplantısı yapılması hususunda tavsiye kararı alınmıştır.

ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Ülkelerimizde ve dünyada barış, öncelikle Müslümanların birliği ile sağlanmalıdır. Farklılıklarımızla değil, kendi inancımız ve değer ölçülerimiz etrafında ittifak ederek yeniden kardeş olma bilinci elde edilmelidir. Mezhepçilik ve aşırı zorlama yorumlara dayalı din anlayışlarının beslediği çatışmalar, şiddet ve kaos atmosferi kabul edilemez. İslam coğrafyasında barış, ancak Müslümanların kendi aralarında birlik olmalarıyla gerçekleştirilebilir.

Hak ve Adalet eksenli “Yeni Bir Dünya” yeniden inşa edilmelidir. Küresel yardımlaşma ve dayanışmayı esas kabul eden hak ve adalet merkezli yeni bir dünyanın inşasında Tevhid ve adalete inanan ve peygamberleri rehber kabul eden Müslümanlar aktif rol almalıdır.

Müslümanların aralarındaki problemleri çatışma ya da savaşla değil, barış ve kardeşlik hukuku ile çözmelidir. Kardeş Müslüman ülkeler arasında hakemlik ve arabuluculuk yapacak bir mekanizma kurulmalıdır. Müslümanların problemlerinin çözümü diğerlerini ötekileştiren Batı medeniyet anlayışına terk edilemez.

Gelişmekte Olan Sekiz Ülke (D-8) Teşkilatı, yeryüzünde sömürüyü, adaletsizliği, eşitsizliği ve baskıyı kaldırmak için kurulmuş küresel bir barış ve dayanışma teşkilatıdır. D-8 Teşkilatı, bütün insanların dünyanın nimetlerinden adalet ölçüleri içinde birlikte yararlanmalarını amaçlamaktadır.

Times of Turkey

Times of Turkey

Yorum Ekle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 Neydek